Vay anam vay! Ziraat Türkiye Kupası denen o meşhur turnuvada, bizim canımız ciğerimiz Natura Dünyası Gençlerbirliği, yarın İzmir'in yolunu tutuyor. Rakip mi? Nesine 2. Lig'in güçlü temsilcisi (!) Aliağa Futbol. Ama asıl bomba ne biliyor musunuz? Gençlerbirliği'ne çeyrek finale yükselmek için bırakın galibiyeti, hatta şöyle yan çakılı bir beraberlik bile yetiyor! Bildiğin, "aman o kadar da yormayın kendinizi" kontenjanından bir puanla işi bitirecekler. Yani sahaya çıkıp, topu ortada iki paslaşıp "biz geldik, biz berabere kaldık" dese yeter herhalde. Kolay lokma mı dersin, hazır yufka mı dersin, bilemedim şimdi.
Kırmızı-siyahlılar, B Grubu'nda öyle aman aman bir fırtına estirmediler ama yedi puanla üçüncü sırada takılıyorlar. Sipay Bodrum FK'yi 3-2, Hesap.com Antalyaspor'u da 1-0 yenerek iyi bir başlangıç yaptılar (gerçi ikincisi biraz 'Bereket versin ki gol oldu' tadındaydı). Sonra ikas Eyüpspor'la 2-2 berabere kalınca, "tamamdır, biz bu işi zorlamadan yaparız" moduna mı geçtiler, nedir? Şimdi önlerinde "sadece berabere kal" görevi var. Sanki bir ders sınavında "geçer not 50, sen sadece 51 al da kurtar" denmiş gibi.
Bu arada teknik direktör Levent Şahin de kupadaki ilk maçına çıkacak. Hayırlı olsun hocama. Gerçi ilk maçtan galibiyet beklentisi yerine "Hocam, sakın yenilmeyelim de bir puanı kapalım" beklentisiyle sahaya çıkmak da ne bileyim, kariyerinin en rahat başlangıcı olabilir. Umarım sahaya çıkıp fazla heyecan yapıp rakibe gol falan atmazlar da işi karıştırmazlar. Ne olur ne olmaz, bir puan dedik diye şimdi 3 puan alıp bir de üstüne lider olmaya kalkmasınlar. Keyfini çıkarın beyler, çeyrek final kokusu burnunuza geldi bile!