Arkadaşlar, bu hafta Premier Lig'de öyle bir maç izledik ki, Klopp'un saçları bile şaşkınlıktan iki santim uzamıştır herhalde! Hani ligin dibinde, kimsenin umursamadığı, 'aman ne yapacaklar ki?' dediğimiz Wolves vardı ya... İşte o Wolves, bizim koca Liverpool'u 2-1 mağlup etti! Şaka mı bu? Maçın başlığını okuyunca ben bile dedim 'herhalde yanlış yazmışlar, Liverpool kazanmıştır' diye ama yok, acı gerçekle yüzleştik.
Maçın ilk yarısı golsüz bitti, sanki iki takım da 'bugün uyku modunda takılalım' der gibiydi. Ama gel gör ki, maçın 78. dakikasında Rodrigo Gomes denen genç, 'ben bu işe el atayım' dedi ve Wolves'u öne geçirdi. Liverpool taraftarı kalp krizi geçirmek üzereyken, sahneye her zamanki gibi Salah çıktı ve 83'te 'ben buradayım!' diyerek skoru eşitledi. Herkes 'tamam, Liverpool en kötü bir puanı kaptı' derken, 90+4'te Andre abimiz çıktı ve 'kusura bakmayın beyler, bugün ev sahibi biziz!' der gibi fişi çekti, Kırmızılar'ı yıkan golü attı!
Yani anlayacağınız, ligin dibindeki Wolves, art arda ikinci galibiyetini alıp puanını 16'ya çıkardı. Adamlar resmen 'Biz ölü taklidi yapıyorduk, şimdi dirildik!' mesajı verdi. Liverpool ise 48 puanda sap gibi kaldı. Bu sonuçla Liverpool taraftarları herhalde bir süre sokağa çıkmaya utanır, 'n’oldu koca takıma?' diye sorarlar. Futbol bu işte, hiçbir zaman 'garanti' diye bir şey yoktur, hele ki Premier Lig'de, hele ki lig sonuncusuna karşı!