Ziraat Türkiye Kupası’nda Alanyaspor’un evinde Galatasaray’a 2-1 yenildiği maç sonrası ortalık karıştı desek yeridir. Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, maç sonu açıklamasında "İlk yarı tam bir kabustu!" diyerek adeta içini döktü. Vallahi biz de izlerken "Acaba Alanyaspor forması giyenler maça gelmeyi mi unuttu, hepsi devre arası kahvesinde mi kaldı?" diye düşünmedik değil. Hoca, "Sahada ruh, arzu ve savaşçı oyuncu yoktu!" deyince, aklımıza hemen Sherlock Holmes edasıyla kayıp futbolcuları aramak geldi. Neyse ki hoca sorumluluğu üzerine alıp "Oyuncuları da taktiği de ben seçiyorum" dedi de, biz de "Hadi bakalım, bir dahaki sefere daha az kabuslu rüyalar görsünler" diye umut ettik. Futbolcu seçerken fal baktırması mı gerekir acaba?
Pereira, rakibin son şampiyon ve grup lideri olduğunu hatırlatıp gol yenebileceğini, mağlup olunabileceğini ama asla pes edilmemesi gerektiğini vurguladı. "Koşmak zorundasın, yanlış koşsan bile koş!" minvalinde bir felsefe sunan hocaya katılmamak elde değil. Yani sahada dansöz gibi kıvrılıp durmak yerine, hiç olmazsa bir koşturmaca olsun değil mi, isterse top rakip kaleye doğru gitsin! Hatta ilk yarıyı "gece", ikinci yarıyı "gündüz" diye tanımlayarak, devre arasında takımına muhtemelen "Ya uyanın, ya da ben sizi uyandırırım, gerekirse buzlu suyla!" temalı bir motivasyon konuşması yaptığının sinyallerini verdi.
İkinci yarıda ruhu bulan, golü de atan Alanyaspor, hatta Pereira’ya göre Galatasaray’ı "Geliyoruz, arkamızdan koşmayın!" diye korkutmuş. Valla hocam, belki Galatasaray oyuncuları sadece saatin geç olduğunu fark edip eve gitmek istemiştir, kim bilir! Son olarak da "Penaltı falan hikaye, bize hep kolay penaltı çalıyorlar, hakemler de mi Alanya'ya gıcık kapmış?" diyerek, hakemlere de ufak bir gönderme yapmayı ihmal etmedi. Ama olsun, bu zorlu gruptan (Galatasaray, Trabzon, Başakşehir) hala çıkma umutları varmış, demek ki kabus bitse de rüya devam ediyormuş Alanya için. Hadi bakalım, diğer maç sonuçlarına bir de falcı baksın, belki kupa yolu hala açıktır!