Ziraat Türkiye Kupası'nda Galatasaray, Alanyaspor'u öyle bir rahatlıkla 2-0 geçmiş ki, teknik direktör Okan Buruk adeta 'Bu neydi ki?' der gibi bir edayla galibiyeti değerlendirmiş. Barış Alper Yılmaz ve Renato Nhaga kardeşlerimiz golleri atmış, hani sanki akşam yemeği için salata siparişi verir gibi. Okan Hoca da durumdan memnun, 'Oyuncular oynamak istediğini gösterdi, ilk yarı istediğimiz gibi geçti, rahat bir maçtı' demiş. Anladığımız kadarıyla Alanya'da resmen antrenman maçı tadında bir kupa randevusu yaşamışlar. Eee, kupayı kazanmak hedefmiş, kolay gelsin diyelim. Hedef belli, yol açık!
Tabii sadece kupayla kalmıyorlar, Buruk'un ajandası dopdolu. Lig, Şampiyonlar Ligi, Süper Kupa... Adamlar tempolu yaşamın kitabını yazıyor resmen. Okan Hoca, 'Ocak başından beri tempo devam ediyor, yorgunlukların karşılığını alınca değerli oluyor' diye durumu özetlemiş. Yani kısaca, ne kadar yorulursak o kadar değerli oluyor diyor, bu da yeni moda futbol felsefesi olsa gerek. Neyse ki devre arası transferlerinden sonra kadro genişlemiş, artık aynı 11'le oynama zorunluluğu yok, ohh mis. 'Asıl hedefimiz Galatasaray'ın müzesine yeni kupalar getirmek' sözleriyle de olayı bağlamış. Yani boşuna yorulmuyoruz, bilginize.
Gelelim haftanın asıl bombasına, Beşiktaş derbisine. Okan Buruk, 'Avrupa'da oynayan takımlar için hafta içi maç yapmak büyük dezavantaj' diye minik bir serzenişte bulunmuş ama hemen arkasından 'Rakip fark etmez, tüm maçları kazanmak için sahaya çıkacağız' diye gaza basmış. Hatta iddiayı öyle bir yükseltmiş ki, '3 senedir bu virajlara hep doğru girdik, Mayıslar bizimdir hazırlanıyor' demiş. Sanki Mayıs ayı şimdiden rezerve edilmiş gibi bir hava var. Beşiktaş'ın performansı yükselmiş, yeni transferler gelmiş falan ama Buruk'un cevabı net: 'Biz de Galatasaray'ız.' Fener'in puan kaybetmiş olması da umurlarında değilmiş, herkes kendi işine bakacak havasındalar. Bakalım bu 'Mayıslar bizimdir' sloganını Beşiktaş maçında da omuzlarda taşıyabilecekler mi, yoksa Mayıs'a kadar daha çok su akar mı?