Abi, geçen Beşiktaş'ın 123. yaş gününü öyle bir kutlamışlar ki, sanırsın Hollywood filmi çekiyorlar! Barbaros Meydanı dolup taşmış, iftardan sonra başlamışlar coşmaya. Başkan Serdal Adalı da kürsüye çıkmış, mangalda kül bırakmamış tabii. Hatta öyle bir ayarlama yapmışlar ki, iftar saati bile 19.03'ü göstermiş! Vallahi helal olsun, bu kadar denk getirilmez. Düşünsene, herkes sahurda alarm kurar, bunlar iftarı takıma ayarlamış. Aşka gelince Beşiktaşlılar tam gaz yani!
Başkan Adalı da başlamış tarihi destanlar anlatmaya: 'Biz Türk sporunun öncü kulübüyüz, Atatürk'ün ailesini emanet ettiği tek kulübüz, Kurtuluş Savaşı'nda şehitler vermişiz!' Abartma yok, hepsi cümle cümle söylenmiş. Hani derler ya, Beşiktaş'ın DNA'sında kahramanlık var diye, Başkan da bunu iliklerine kadar hissetmiş belli ki. Bir de demiş ki, 'Ben Adana'dan maçlara kaçan çocuktum, makam mevki değişse de özümü kaybetmedim.' Vallahi ben de mahalle maçlarına kaçıyordum, ama başkan olamadım işte. Ne yapalım, kısmet! Ee, bir de Kocaeli deplasmanı var, onu da ballandıra ballandıra anlatmış, 'Bu birliktelik öyle bir kerelik değil, her zaman her yerde beraberiz!' Hani sanki uzaya bile Beşiktaş formasıyla gideceğiz!
Şimdilerde kulüpte bir huzur, bir istikrar varmış, Başkan'ın dediğine göre. Zaten en son ne zaman 'huzur' kelimesini yan yana gördük deseler, Beşiktaş taraftarı epeyce düşünürdü. Ama Adalı, 'Yaralarımızı kendimiz saracağız, Beşiktaş'a sarılacağız, şampiyonluk şarkıları söyleyeceğiz!' diye gürlemiş. Taraftarı da stada, deplasmana, hatta Kartal yuvalarına kadar her yere çağırmış. Resmen 'kaçış yok' demiş yani. Konuşma bitince de Zübeyde Hanım Beşiktaş Bandosu çıkmış, coşku doruk yapmış. Meşaleler, marşlar, tezahüratlar... Tam bir Beşiktaş klasiği! Bakalım bu destansı sözler, sahadaki destanlara ne zaman dönüşecek, onu da hep birlikte göreceğiz abi.