Ziraat Türkiye Kupası'nda Galatasaray, Alanyaspor'a konuk oluyormuş. Hani şu kupada turlamayı zaten garantilediğimiz, 'eh madem geldik bir de lider olalım bari' tadındaki maç. Teknik direktörümüz Okan Buruk da maç öncesi çıkıp A Spor'a dökmüş içini, belli ki kafasında çok önemli stratejiler var bu 'önemsiz' maç için!
Efendim, Buruk hoca diyor ki, 'İki takımda da yedişer değişiklik var.' Sanki gizli bir bilgi vermiş gibi. E zaten kupada garantiyiz, herhalde 11 aslanı sahaya sürecek değildin hocam! Hatta öyle kibarlık yapmış ki, bazı yıldızları 'bu seyahati yapmasını istemediğimiz oyuncularımız var' diye evde bırakmış. Bildiğin, 'Çocuğum yorulmasın, dinlensin azıcık' moduna girmiş. Liderlik yarışı varmış, beraberlik de yetiyormuş seri başı olmak için. Sanki Şampiyonlar Ligi finali oynuyoruz. Başakşehir-Trabzon maçının sonucuna göre de değişecekmiş, yani bizim liderlik biraz da Allah kerim.
Taraftar da gençleri görmek istiyormuş madem, Nhaga, Asprilla, Can Armando gibi isimleri sahaya sürecekmiş. 'Bugün de gençleri şımartalım bari' diye düşünmüş herhalde. Barış gibi sürekli oynayan, ciğeri çıkmış oyuncuyu da eğer işler tıkırında giderse uzun süre kullanmayacakmış. Yani diyor ki hoca: 'Çocuk yoruldu, durun bakalım bugün de biraz nefes alsın, aman diyim işler iyi gitsin de oyundan alayım hemen!'
Savunma dörtlü olacakmış, rakip üçlü oynadığı için üçlü baskıya gidebilecekmişiz. Hani şu geçen maçın başında beceremediğimiz ama sonra toparladığımız baskı. Okan hoca diyor ki, 'Ön alan baskısı istediğim bir şey, bunu dengeli yapmamız gerek bugün.' Eyvah, demek ki geçen sefer dengeyi kaçırmışız. Yani diyor ki hoca: 'Çocuklar, baskı yapın ama aman abartmayın, sonra yine yorulursunuz, sonra yine ben derim 'dengeli yapın' diye!' Bakalım bu 'dengeli' strateji kupada bizi liderliğe taşıyacak mı, yoksa sadece gençleri sevindirip Barış'ı dinlendirmeye mi yarayacak?