Şimdi efendim, bizim Serdal Adalı başkan, Beşiktaş'ın tam 123. yaşını kutlamak için öyle bir mesaj yayınlamış ki, sanki kahvehanede oturduk, eski günleri yâd ediyoruz. Beşiktaş dediğin, Türk sporunun 'sarsılmaz temel taşı'ymış, 'milyonların gururu'ymuş, 'dorukların şanlı' kulübüymüş... E, haklılar tabii, 123 yıl dile kolay. Kulübün Serencebey'de 22 gençle nasıl kurulduğunu, Atatürk'ün annesini bile emanet ettiği şerefi yaşadığını falan anlatmış uzun uzun. Vallahi insan okurken bir gururlanıyor, bir geçmişe gidiyor; hele ki bir de Beşiktaşlıysan, gözlerin doluyor falan. Neyse ki ben objektifim de kurtuluyorum bu duygusal yoğunluktan.
Ama işin en ballı kaymaklı kısmı neresi biliyor musun? 'Adaletin ve ahlakın timsali olduk, şerefimizle oynayıp hakkımızla kazandık.' demiş Adalı başkan. Şimdi ben de bu sözü duyunca düşündüm: 'Ulan, kesinlikle doğru, ama hangi sezonlardan bahsediyoruz acaba?' dedim içimden. Yani, bu aralar ligin hallerini görüyoruz; hakemler mi dersin, VAR kayıtları mı dersin, tribün olayları mı dersin... Futbol sahasında adaletin timsali olmak için bazen deveyle güreşmen, bazen de timsahla selfie çekmen gerekebiliyor. Ama Serdal başkanın dediği gibi 'şerefle oynayıp hakla kazanmak', evet, Beşiktaş'ın geçmişinde bolca var, bu konuda şapka çıkarırız. Ama o 'timsal' olayı, sanki biraz iddialı kaçmış gibi mi ne?
Neyse efendim, bu kutlama mesajı vesilesiyle kulübün Balkan Harbi'nde, Çanakkale'de vatan uğruna şehitler verdiğini, Cumhuriyet'e giden yolda milat olduğunu falan da hatırlattı Serdal başkan. Mehmet Şamil'den tut, Ahmet Fetgeri'ye kadar tüm kurucuları ve emek verenleri de anmayı ihmal etmemiş. Yani kısacası, Beşiktaş'ın şanlı tarihini bir kez daha gözümüzün önüne serdi. Biz de tabii ki 'Vay be!' diyoruz, 123 yıl az buz değil. Darısı 223'e diyelim ama o zamana kadar şu 'adalet ve ahlak timsali' duruşunu, sahadaki her saniye biraz daha görelim de hepimiz rahat edelim, öyle değil mi arkadaşlar?