Galatasaray'ın patronu Dursun Özbek, iftar davetinde gazetecilerle bir araya gelmiş. Masada ne transfer dedikoduları, ne şampiyonluk tahmini… Herkes takımın golcüsü veya yıldız oyuncusu hakkında bir şeyler beklerken, Başkanımız bomba gibi bir açıklama patlatmış. Ama öyle futbolculuk yeteneği, topa hakimiyeti falan değil, direkt muhasebe dilinden: Uğurcan Çakır! 'İyi ki almışız' diyor Başkan, ama neden? 'Maaşı diğer adaylara göre çok daha düşük, uzun vadede ekonomik bir yatırım!' Yani bizim bildiğimiz kaleciler top tutar, Dursun Başkan'ın gözünde para tutar. Sanki kale direği değil de, kasaya anahtar olmuş. Ama hakkını yemeyelim, Uğurcan'ın o sakin duruşu bile bir maliyet düşürme unsuru olabilir, kim bilir! En azından taraftarın tansiyonunu düşürüyor, o da bir kâr değil mi?
Başkan Özbek, laf lafı açınca tabii, o malum 'maaşlar ödenmiyor' iddialarına da sert bir yanıt vermiş. 'Öyle masa başında uyduruk haberlerle kriz çıkaramazsınız!' diye basmış fırçayı. Haklı da yani, dünya çapında elit futbolcuları 'paran gecikti' diye maça çıkaramazsınız. Bizim mahalle maçında bile 'top benim, top vermem' tribi yapan veleti zor ikna ediyoruz, bu adamlar milyonluk profesyonel. 'Galatasaray'ın bir lira vadesi geçmiş borcu yoktur, primler, bonuslar günü gününe ödenir!' diyor. Ne diyelim, inşallah doğrudur Başkanım, yoksa Allah korusun, bir maçta 'ben koşmuyorum, paramı ödemediler' diye ortalığı velveleye veren bir stoperimiz falan çıkmasın.
E tabii seçim arifesi olunca, kasayı düşünen başkan rolüne bürünmek de bir ayrıcalık. Özbek, 'Kulübü kendi malım gibi görsem daha rahat harcardım ama her kuruşunu 80 kere düşünüyoruz' demiş. Vay be! Keşke her gelen başkan böyle düşünseydi, şimdiye kadar hem kasamız dolup taşar, hem de Şampiyonlar Ligi kupası müzemizin demirbaşı olurdu. Bir de müjde vermiş: Görev süreleri boyunca transfer bonservislerinin yüzde 90'ından fazlasını ödemişler, sonraki yönetime pırıl pırıl bir tablo bırakacaklarmış. E bırakın da yeni yönetim yeni transferlere harcayacak bir yer bulsun bari, değil mi? Şaka bir yana, kulübün geleceğini düşünen, kasayı kollayan başkanlar görmek her zaman güzel, yeter ki sahadaki performans da aynı güzellikte olsun!