Duyduk duymadık demeyin beyler, hani şu bildiğimiz, çiğ köfte gibi uzayan kariyeriyle gönlümüzü fetheden Cristiano Ronaldo var ya, evet evet o CR7! Suudi Arabistan'da Al Nassr formasıyla top sektirirken, Al Fayha maçının sonlarına doğru bir 'pıt' sesiyle yığılıp kalmış. 41'ine merdiven dayamış abimiz için 2026 Dünya Kupası hayali, anlaşılan biraz 'kumda kale yapmak' gibi bir şeye dönüştü. 'Sayılı aylar kaldı' deniyor ama kime göre, neye göre? Ben 'sayılı aylar' deyince bir sonraki maaşımı bekliyorum, CR7 içinse 2026 Dünya Kupası'ndan bahsediliyor. Ee tabi, o yaşta altı Dünya Kupası görmek de kolay değil!
Portekiz'de ise kıyamet kopmuş durumda. Adam penaltı kaçırmış, morali bozuk, bir de üstüne sakatlık! Sahadan ağrılar içinde ayrılıp direkt hastaneye yollamışlar. Düşünsenize, Ronaldo gibi bir adamın bacaklarına buz basması... Bu ciddi işareti anca biz kahvede maç izlerken anlarız: 'Eyvah, bu iş ciddi!' diye. Mundo Deportivo yazmış, Roberto Martinez desen tir tir titriyordur muhtemelen. Zira kadronun değişmez ismi, reklam panosunun vazgeçilmezi Ronaldo olmadan Portekiz'in tadı tuzu kalmaz.
Al Nassr Teknik Direktörü Jorge Jesus da 'kas yorgunluğu' demiş ama bence o lafın gelişi. Adam 41 yaşına gelmiş, jet hızıyla gol atacak diye kendini yırtıyor, yorulmasın da ne yapsın? Hani biz iki maça çıksak ertesi gün koltuktan kalkamıyoruz. Ronaldo'nun bu sakatlığı sadece bir lig maçı değil, aynı zamanda tarihteki altıncı Dünya Kupası katılım hakkını da tehdit ediyormuş. Vay be, altı Dünya Kupası! Bizim dedeler bile o kadar maç izlememiştir herhalde. Ronaldo efsanesi daha ne kadar devam edecek merak konusu ama bu sakatlık, 'son dans' için çalmaya başlayan müziği biraz erken susturabilir gibi duruyor. Hadi geçmiş olsun diyelim, belki bir mucize olur da 2026'da hala top peşinde koşar, kim bilir!