Efendim, Trendyol Süper Lig'in 24. haftasında Eryaman Stadyumu öyle bir maça ev sahipliği yaptı ki, gol kelimesinin sözlükten çıkarılması gerektiğini düşündük. Gençlerbirliği ile Zecorner Kayserispor karşı karşıya geldi ve skorbordda yanan o '0-0' yazısı, sanırsınız iki takım da gol atmayı unutmuş, ya da 'Bugün sadece topa dokunma günü' ilan etmiş. Maça gelen taraftarlar, herhalde gol sesi dinlemekten çok, topun tribünlere giden sesine kulak kesilmişlerdir. Hani bari penaltı olur, kendi kalemize atılır, bir şey olur da biraz hareketlenir maç, değil mi?
Aslında maçta heyecan yok muydu? Vardı canım, nasıl olmaz! İlk dakikada Kayserispor'dan Mane bir şeyler denedi, bizim savunma topu kendi kalemine göndermeye pek hevesliydi ama kaleci Velho 'Durun bakalım, o kadar da değil!' diyerek kornere çeldi. Sonra 5. dakikada Metehan'ın şutu vardı, kaleci Bilal topu iki hamlede tuttu. En şahane pozisyon ise 22. dakikada yaşandı: Makarov ortaladı, Cardoso dokundu, Velho kurtardı, top Mane'ye çarptı veee... direkten döndü! Yani düşünün, gol atmamak için ne kadar uğraştılar. Top kaleyi, direği, hatta topu oynayan oyuncuyu bile öpmüş ama ağları bir türlü öpememiş. Resmen 'yaklaş ama dokunma' oynadılar!
Neyse, maçın ilk yarısı golsüz bitti de, ikinci yarıya umutla başlandı diyelim ama nafile. Sonuç değişmedi. Bu 0-0'lık 'sanat eseri' sonrası Gençlerbirliği puanını 24'e, Kayserispor ise 20'ye yükseltti. Yükseltti diyorum, çünkü puan hanene bir şey yazılması bile bu kadar çabanın (!) ardından bir başarıdır. Şimdi bu maçın özeti var mı diye soracak olursanız, sanırım en güzel özeti, 'Top Yuvarlak, Saha Dikdörtgen, Goller Nerede?' diye özetleyebiliriz. Bravo gençler, puanları paylaştınız ama golleri sakladınız! Belki bir sonraki maçta sakladıklarınızı çıkarırsınız, kim bilir...