Arkadaşlar, şimdi size öyle bir haberle geldim ki, 'futbola siyaset karışmasın' diyenlerin bile ağzı açık kalacak. İran Futbol Federasyonu Başkanı Mehdi Taç, 'biz bu Dünya Kupası'na gelmeyiz' tadında bir açıklama patlatmış. Neden mi? Malum, ABD ve İsrail ile aralarındaki gerilim. Yani anlayacağınız, top ayağa değmeden siyaset masasına düşmüş. Adamlar resmen 'şu an ABD'ye gitmektense evde oturalım, patlamış mısır yiyelim' demişler. Haklılar mı haksızlar mı bilemem ama bu işin ucu Dünya Kupası'na kadar uzandı ya, pes!
İşin komik tarafı ne biliyor musunuz? 2026 Dünya Kupası'nda İran'ın tüm grup maçları ABD'de! Los Angeles'ta Yeni Zelanda ve Belçika ile, Seattle'da da Mısır ile kapışacaklardı. Şimdi düşünün, adamlar 'ülkeye adım atmayız' diyor ama fikstür onları kuzu kuzu ABD'ye yolluyor. Mehdi Taç da demiş ki 'Bugün yaşananlarla, ABD'nin saldırısıyla umutla bakmamız zor.' E haklı, hangi takım otobüse binip 'Hadi düşman ülkeye maç yapmaya gidiyoruz!' diye coşar ki? Bu arada kendi liglerini de askıya almışlar. Herhalde futbolcular 'Acaba gitsek mi gitmesek mi?' diye ikilemde kalmasın diye, garanti olsun diye iptal etmişler.
Hatta daha da acayip bir durum var: Eğer hem ABD hem de İran gruplarından çıksaydı, son 32 turunda karşı karşıya gelme ihtimalleri vardı! Düşünsenize, o maçın atmosferini... Normalde gergin olurdu da, şimdiden o potansiyel 'kardeşlik maçı'(!) suya düşüyor gibi. 2026 Dünya Kupası zaten tarih yazacaktı; 48 takımla, 39 gün sürecekti. Şimdi tam da genişletilmiş, herkesi kucaklayan bir turnuva planı yapılırken, bir ülke 'ben gelmiyorum' derse, bu siyaset denen şey yine araya girip, en keyifli işlerimizi nasıl baltalıyor, bir kez daha görmüş oluruz. Yazık oluyor valla, futbol bu, siyaset üstü olması gerekirken...