Hadi bakalım, toplaşıp bir çay içelim dedik, Hull City'nin son maçına değinmeden olmaz. İngiltere Championship'ten gelen son haberlere göre, bizim "Kaplanlar" (yani Hull City), Portsmouth deplasmanında öyle ahım şahım bir futbol sergilemedi belki ama işi bitirmenin yolunu buldu: Tek gol! Evet, yanlış duymadınız, koskoca 90 dakikada sadece bir tane. Zaten bu takımların genetik kodunda var herhalde, 'fazla gol atmayalım da rakip şüphelenmesin' diye. Maçın kahramanı mı? Sonradan oyuna giren Matty Crooks. Adamcağız, 'ben bu maçta bir şey yapayım da ismim geçsin' demiş herhalde, attı o tek golü, Hull'a üç puanı armağan etti. Hocaları Sergej Jakirovic de kenarda 'oh be, yırtık' demiştir içinden. Hayırlı olsun diyelim bari!
Bu 'minimalist' zafer, aslında öyle küçümsenecek bir şey değilmiş, adamlar üst üste ikinci galibiyetlerini almış. Düşünsenize, bir de rakiplerinden Middlesbrough beraberlik almış. Yani Hull City, o çok istediği Premier Lig koltuğuna bir tık daha yaklaşmış oldu. Şu an 3. sıradalar, 34 maçta 60 puan. Premier Lig'e çıkış sistemi de enteresan: ilk iki takım direkt biletini alıyor, sonraki dört takım da play-off denen 'yaşayarak öğrenme' deneyimine giriyor. Hull, o direkt bileti cebine koymak istiyorsa, 'hadi çocuklar, biraz daha kasmayın da ilk ikiye kapağı atın' der gibi bakıyor herkese.
Şimdiye kadar 18 galibiyet, 6 beraberlik, 10 yenilgi... Yani istikrarlı bir istikrarsızlık da denebilir. Ama önemli olan son düzlükte ne yaptığın tabii. Gelecek hafta da Ipswich Town deplasmanına gidecekler. Yani öyle 'tek golle hallettik, yatalım' havasına girmek yok. Hadi bakalım, Kaplanlar! Premier Lig kapısı aralandı, ama o kapıdan içeri girmek için Crooks'un daha çok gol atması (ya da takımın başka bir golcü bulması) gerekecek gibi duruyor. Yoksa her maç böyle tek golle Premier Lig'e çıkılır mı, orası biraz şüpheli. Ama sonuçta futbol bu, top yuvarlak!