Efendim, Kayserispor'da bir 'olağanüstü' genel kurul telaşı yaşanmış yine. 'Olağanüstü' dediğimize bakmayın, aslında gayet olağan bir durumla karşı karşıyayız: Nurettin Açıkalın, kulübün başına bir kez daha getirilmiş. Hani derler ya 'rakipsiz kral', aynen öyle bir durum. Adam tek aday olarak çıkmış ortaya, kimse de 'ben de adayım!' diye cesaret edemeyince, haliyle oy birliğiyle seçilmiş. Yani Kadir Has Kongre Merkezi'nde koskoca bir divan, başkan Memduh Büyükkılıç falan toplanmış, formaliteden bir 'evet' denmiş ve Nurettin Başkan yine koltuğa kurulmuş. Kayserispor'da başkanlık bir nevi 'mecburiyetten hizmet' sanki, kimse de kaptırmıyor koltuğu!
Başkan Açıkalın, görevine kaldığı yerden devam ederken, biraz da içimizi bayıltan ama hayati öneme sahip mali konulara girmiş. Sezon başında transfer tahtasını açmak için 4 milyon avro bayılmışız, ara transferde de üstüne 700 bin avro daha... E malum, topçular bedavaya gelmiyor. Ama asıl bomba şurada: Geçen yıl 1 milyar 320 milyon TL olan borç (o da yaklaşık 38-39 milyon avro eder), şimdi 900 milyon TL'ye (yani 15-16 milyon avroya) inmiş! Vallahi başkanım, bu ne matematik böyle? Bir taraftan paraları saça saça transfer yap, diğer taraftan borcu yarıdan da fazla erit. Bu nasıl bir yönetim başarısıdır, hesap makinesini getirin de bir daha hesaplayalım! Yıllık 15 milyon avro da giderin var üstüne, vay be, helal olsun ne diyelim.
Tabii bu kadar borç erittik, ama bitmedi! Nurettin Başkan, Kayseri'nin o eli sıkı iş insanlarına da bir çağrı yapmış, 'Biraz daha destek verin, kulüp zor durumda!' diye. E normal, borçlar eriyor ama cebimizden mi eriyor, el birliğiyle erimesi lazım. Bir de yakında Gençlerbirliği deplasmanı var, başkan da 'mutlaka kazanacağız, ligde kalma yolunda önemli bir viraj' diye gazı vermiş. Maçtan önce bu moral aşılamalar hep olur, ama önemli olan sahada ne olacağı. MHP'den Baki Ersoy vekil de çıkmış 'az borcu olan nadir Süper Lig takımlarından biriyiz' diye övmüş kulübü. Vay anasını! Diğerleri ne durumda ki Kayserispor bu tanıma giriyor, merak ettim doğrusu. Neyse, inşallah kümede kalırlar da seneye 'çok farklı' bir Kayserispor izleriz. Hani şu 'farklı' kavramını bir açsalar da biz de bilelim ne kadar farklı, kimden farklı olacak...