Hani bazı oyuncular vardır, takımdan ayrıldığında arkasından 'Allah yollarını açık etsin' derken, içinden 'oh be, kurtulduk' diye mırıldanırsın... İşte Jhon Duran'ın Fenerbahçe'den apar topar Zenit'e gidişi de tam böyle bir havada oldu. Kiralık sözleşmesini fesh edip Rusya'ya uçtu, biz de 'Acaba Zenit'te şahlanır mı?' diye merakla bekliyorduk. Ancak gelen haberler, 'şahlanmak' yerine 'hareket etmemek' üzerine bir masterclass sunduğunu gösterdi.
Zenit'in kendi sahasında Kaliningrad'ı 1-0 yendiği maçta ilk 11'de sahaya çıkan Jhon kardeşimiz, tam 61 dakika boyunca yeşil zeminde arz-ı endam etti. Arz-ı endam etti etmesine ama, performansı 'Sanki sahada yoktu' sözünün sözlük anlamı gibiydi. Maç boyunca sadece 14 kez topla buluşmuş! Düşünsenize, kaleci bile ondan fazla topa dokunmuştur herhalde. Rakip defans elemanları, maç sonu röportajında 'Hangi Jhon Duran?' diye sorsa şaşırmayız.
İstatistikler ise adeta göz yaşartıcı (gülmekten). 61 dakikada sadece tek bir şut çekmiş! Yahu o kadar sürede insan yanlışlıkla bile topa çarpar, bir şut falan çıkarır. Gol beklentisi mi? 0.05! Yani 20 maçta bir gol atarsa 'mucize' diyeceğiz. İkili mücadelelerde 9'da 2 kazanmış, hava toplarında ise 4'te 1. Kısacası, topu gören topu vermemiş, topu alan da topu kaybetmiş gibi bir durum. Attığı 9 pasın 6'sı isabetliymiş, yani üç tanesi 'nasip artık nereye giderse' modunda gitmiş. Anlaşılan o ki, Jhon Duran Zenit'e yeni bir pozisyon getirmiş: 'Sahadaki görünmez adam'. Bakalım Rusya kariyerinde bu görünmezlik pelerini ne kadar süre üzerinde kalacak?