Yine bir Şampiyonlar Ligi kura çekimi sendromu yaşadık efendim! UEFA, İsviçre'nin Nyon kentinde topu taca atar gibi çekti kuraları. Malum, 'topların soğukluğunu' ölçtükleri o meşhur seremoniyle 2025/26 sezonunun son 16 ve sonrasındaki turları belli oldu. Daha şimdiden 'erken final' diye naralar atmaya başladılar, sanki UEFA'nın bilgisayarında 'Real-City' eşleşmesini otomatik atan bir tuş yokmuş gibi! Her sene aynı terane, aynı hikaye... Ne diyelim, kuraların çekildiği top bile heyecandan titrememiştir kesin.
Bu eşleşmeler arasında bizim için en can alıcısı tabii ki Galatasaray'ımız! Sarı-kırmızılılar, grup aşamasında Osimhen'in golüyle tadını aldığımız Liverpool'la tekrar karşılaşıyor. Bakalım bu sefer İngilizler, 'Ne yapıyorsunuz siz İstanbul'da!' nidalarıyla mı dönecek evlerine yoksa tarihin tekerrür ettiğini mi göreceğiz? Diğer tarafta PSG ile Chelsea de birbirine düştü; paralı takımlar kapışacak, biz de kenardan çekirdek çitleyerek izleyeceğiz. Bir de Newcastle United-Barcelona var, 'Ne işiniz var burada' demeye utandığımız Bodo/Glimt'i Sporting'e kurban vermişler, yazık oldu garibime. Gruptan çıkmak için döktükleri ter boşa gitti sanki!
Ama tabii ki asıl 'ana yemek' Real Madrid ile Manchester City! Yahu bu iki takım birbirine doydu, biz izlemeye doymadık. Üst üste dördüncü kez eleme turunda karşılaşıyorlar, resmen Şampiyonlar Ligi'nin kankası oldular. Real geçen sezon play-off'ta elemişti, bakalım bu sefer Guardiola'nın kafası yine karışacak mı? Maç takvimi de belli olmuş; Mart'ta başlayıp Mayıs sonunda bitecek bu koşuşturmaca, sanki futbolcuların başka işi gücü yokmuş gibi... Neyse, hayırlı uğurlu olsun, şimdiden tansiyonum yükseldi! Bakalım bu sene kupayı kimin kasasına yazacaklar, pardon, kim kazanacak.