Hani bir laf vardır ya, 'Her güzel şeyin bir bedeli vardır' diye... İşte o bedel, bizim Süper Lig'de bazen bir sarı kart oluyor, sonra da 'Heeey, derbiyi kaçırdın!' diye suratına çarpıyor. Beşiktaş-Galatasaray derbisi öncesi nefesler tutulmuş durumda, ama bazı futbolcularımız için bu nefes tutma, 'Acaba bu hafta da sarı kart görür müyüm?' endişesiyle birleşmiş durumda. Tam 4 tane talihli (!) arkadaşımız, derbiye çıkmadan önce bir mayın tarlasından geçmek zorunda. Hadi bakalım, kimler bu 'altın bilet'i kapıp tribünden çay keyfi yapacak?
Galatasaray cephesinde durum vahim! Abdülkerim Bardakcı ve Eren Elmalı kardeşlerimiz, Alanyaspor maçında topa bile dokunmaya korkacak hale gelmişlerdir sanırım. Hani olur da yanlışlıkla bir faul yaparlar, hakem de vicdansız çıkar sarıyı gösterirse, derbiyi tribünden, belki de VIP locasından izleyecekler. Çayları, çekirdekleri hazır mı bakalım? Hocaları Okan Buruk, muhtemelen maç boyunca yedek kulübesinde minik dualar edip, 'Aman çocuklar, ayağınızı denk alın!' diye diye sesini kaybedecektir.
Beşiktaş'ta da tablo pek farklı değil. Salih Uçan'a Kocaelispor maçında 'aman topa dokunma, nefes alma, hatta mümkünse sahaya çıkma' diyeceklerdir herhalde. Ama asıl hikaye Emirhan Topçu'da! Arkadaş hem kart sınırında, hem de sakat. Yani derbiyi kaçırmak için çifte garantiye almış kendini. 'Sakatım' der geçersin, kimse 'Niye kart gördün?' demez. Zeki çocuk vesselam! Diğerlerinin aksine, o derbiyi kaçırma derdini şimdiden çözmüş, stratejik bir hamleyle maç eksikliği sendromuna girmiş gibi.
Neyse, bu kart dramasına rağmen hayat devam ediyor ve 7 Mart Cumartesi akşamı saat 20:00'de Tüpraş Stadyumu'nda büyük derbiye çıkacak takımlar. Artık kimler sahada olur, kimler yedek kulübesinde ya da tribünde 'keşke ben de oynasaydım' diye hayıflanır, onu da maç günü görürüz. Bol gollü, bol kavgalı, bol aksiyonlu, ama kartın az olduğu bir derbi dileğiyle, hadi bakalım!