Hop dedik, Şampiyonlar Ligi kapıyı çaldı yine! Paris'te Parc des Princes'ta, geçtiğimiz sezonun (herhalde lig şampiyonluğundan bahsediyoruz, yoksa Avrupa'da durumlar biraz farklıydı malum) şampiyonu PSG, sahaya öyle bir çıktı ki, karşısındaki Atalanta sanki yanlışlıkla bir 'hoş geldin' partisine gelmiş sandık. Hani 'Merhaba, biz geldik!' der gibi bir girişti bu, ama Atalanta'yı pek de hoşnut etmediği kesin.
Maça öyle bir hızla başladılar ki, Atalanta'lı topçular daha Paris'in meşhur havasına adapte olamadan, 3. dakikada Marquinhos 'Buyurun benden size bir açılış golü' dedi, fileleri havalandırdı. Ardından 39. dakikada Kvaratskhelia sahneye çıktı ve 'Ben de boş geçmeyeyim' diyerek skoru ikiye katladı. Devre arasına giderken Atalanta soyunma odasında muhtemelen 'Acaba bu maçın bir rövanşı var mı?' diye kara kara düşünüyordu, bizimkiler de 'Daha yeni ısınıyoruz' modundaydı.
İkinci yarıda da değişen pek bir şey olmadı, PSG 'Eğlenceye devam!' dercesine 51. dakikada Mendes'le bir tane daha salladı. Artık Atalanta'nın umutları, Eyfel Kulesi'nin en alt katından bile daha aşağıdaydı. Yetmedi, maçın bitmesine saniyeler kala, 90+1'de Gonçalo Ramos 'Benim de adımı yazın!' diyerek son noktayı koydu: 4-0! Kısacası, PSG için Şampiyonlar Ligi'ne muhteşem bir başlangıç, Atalanta için ise Paris'te biraz pahalıya patlayan bir turistik geziydi. Hadi geçmiş olsun diyelim!