Şampiyonlar Ligi dediğin böyle başlar arkadaş! Açılış haftasında öyle sıradan maçlar olmaz, direkt devler kapışır dediler, haklı çıktılar. Anfield'da Liverpool, duvar gibi savunma yapan Atletico Madrid'i ağırladı. Tabii "duvar gibi" dediğime bakmayın, maçın başında o duvar sanki sineklik gibiydi. Henüz 6. dakikada Robertson ve Salah sahneye çıkıp skoru bir anda 2-0 yapınca, bizim Atletico'cular "Eyvah, otobüs daha garajdan çıkmadan patladı!" falan diye düşünmüştür. İlk yarı bitiyor derken Llorente sahneye çıktı da "Durun yahu, biz de buradayız!" dedi, nefesler tutuldu.
İkinci yarıya bir girdiler ki, sanki devre arasında Simeone atomu parçalamış! Yine Llorente sahneye çıkıp 81. dakikada skoru 2-2'ye getirince, Liverpool taraftarları "N'oluyor lan, biz bu maçı çoktan bitirmiştik?" diye isyan etmiştir içten içe. Adamlar 2-0 öne geçti, sanki maç bitti diye çay demlemeye gitmişler, bir döndüler ki skor eşitlenmiş. İşte bu yüzden futbolu seviyoruz dostum, asla pes etmeyeceksin!
Ama gel gör ki, futbol ilahları o akşam Liverpool'dan yanaydı sanırım. Maç 90+3'ü gösterirken, sahneye kim çıksa beğenirsin? Tabii ki kale direği gibi duran Virgil van Dijk! O golü attı, topu ağlarla buluşturdu ve Anfield'da resmen kıyamet koptu. O coşku, o heyecan... Bir de Simeone'yi düşünsene! Adam zaten maç boyunca tansiyon hapını unutmuş gibiydi, o golle beraber fişi tamamen çekildi. Hakem de dayanamadı bu sinir patlamasına, doğruca kırmızı kartı gösterdi. Yani ne diyelim, Liverpool maçı kazandı, 3 puanı aldı. Simeone ise 'kırmızı kart koleksiyonuma bir yenisi daha' dercesine soyunma odasına yollandı. Harika bir başlangıç oldu Devler Ligi'ne, tadından yenmez!