Trendyol Süper Lig'in o meşhur, 'Aaa, bu maç ne ara ertelenmişti?' dedirten 1. hafta randevusu nihayet oynandı. Samsunspor, Kasımpaşa'yı Yeni 19 Mayıs Stadyumu'nda ağırladı ama anlaşılan iki takım da golleri evde bırakıp gelmiş. Ortaya çıkan manzara tam bir futbol anti-kahramanlığıydı: 90 dakika süren, bolca koşulan ama nedense bir türlü topun ağlarla buluşamadığı bir 0-0 beraberlik. Kalecilerimiz Gianniotis ve Okan Kocuk, 'Bugün de yattığımız yerden maaş aldık' diye düşünmüş olmalı, zira üzerlerine pek de bir iş düşmedi. Hiç şaşırmadık.
Maçta gol denemeleri mi olmadı? Oldu elbette, ama sanki futbolcular topu kaleye değil de, birer bilmece gibi direğe, yan ağlara veya direkt kalecinin kucağına göndermece oynamışlar. Samsunspor'dan Holse'nin şutu kalecinin mıknatıs gibi elinde kalırken, Tomasson'un orta-şut karışımı vuruşu kaleyi 'selamlayıp' dışarı çıkma nezaketinde bulundu. Kasımpaşa cephesinde ise Winck'in serbest vuruşuyla kaleci Okan'ı hafifçe esnetip 'Ben de buradayım' dedirtti, Ali Yavuz Kol'un şutu da direği öpmeye utanarak dışarıya süzüldü. Sanki top, kalenin bir parçası gibi davranıp, içeri girmeye yemin etmişti.
Bu 'gol perhizi' sonrasında Samsunspor puanını 8'e, Kasımpaşa ise 4'e çıkardı. Samsunspor cephesi zaten son üç maçtır puan kaybediyordu, bu 0-0'la da 'durmak yok yola sıfırla devam' demiş oldular. Anlayacağınız, izleyenler için bol bol 'offf' ve 'hadi be' nidası dışında pek bir heyecan yaşanmadı. Eğer maçı kaçırdıysanız üzülmeyin, muhtemelen 90 dakikayı hayatınızda daha verimli bir şeyler yaparak geçirmişsinizdir; mesela çayınızı karıştırırken bile daha aksiyonlu anlar yaşamış olabilirsiniz!