Yahu Sergen Hoca'm, ne yaptın sen öyle başta? Bildiğin, "sabah sporu zararlıdır" felsefesiyle başladın lige, takımın uykudan yeni uyanmış gibiydi. Şampiyonluk lafını ağzımıza alacak olsak, 'Ne şampiyonluğu, daha kahvemi içmedim' der gibiydin. Ama sonunda alarm çalmış, el freni çekilmiş anlaşılan! Beşiktaş, Sergen Yalçın'ın ikinci döneminde resmen vites yükseltti ve kendi rekorunu kırarak tam 12 maçlık bir yenilmezlik serisi yakaladı. En son Göztepe'yi de 4-0 gibi acımasız bir skorla sahadan sildiklerinde, 'Heh, işte şimdi geldiler' dedirttiler. Nerede o sezon başındaki "acaba düşer miyiz?" sendromu, nerede bu 12 maçlık coşku, pes!
Peki bu dönüşümün fitilini kim ateşledi, diye sorarsanız... Vallahi çoğu kişi 2 Kasım 2025'teki o Fenerbahçe derbisini işaret ediyor. Hani şu 2-0 öne geçip de 3-2 kaybettiğimiz maç varya... O maça kadar 17 puanla 7. sırada sürünüyordu Kara Kartal, resmen "bu sene de olmasın" modundaydı. Ama o mağlubiyet bir 'silkelenme' etkisi yaratmış olacak ki, o günden sonra 12 maçı kaybetmeyerek 7 galibiyet, 5 beraberlik aldılar. Bir de baktık ki ne ara 43 puana ulaşıp 4. sıraya yerleşmişler! Demek ki neymiş, bazen kötü bir yenilgi, iyi bir galibiyetten daha çok işe yarayabiliyormuş, tabi Sergen gibi bir hoca varsa başında.
Bu arada, Sergen Hoca kendi rekorunu kırdı kıranmasına ama Şenol Güneş'in efsanevi serilerine de selam çakmayı ihmal etmemişler. Hani şu Güneş'in şampiyonluk getirdiği 2016-2017 sezonundaki 14 maçlık, ya da 2022-2023'teki 15 maçlık serileri var ya... Sergen Hoca, ilk şampiyonluk döneminde 9 maçla yetinmişti ama şimdi 12'ye çıkararak 'Ben de buradayım!' dedi. Şampiyonluk hayallerini rafa kaldırıp Avrupa Kupaları'na odaklanan Beşiktaş, bu seriyle o hedefe doğru emin adımlarla (tabi çok da emin değil, hala ufak tefek beraberlikler var) ilerliyor. Özellikle iç sahada Dolmabahçe'yi kaleye çevirip 7 maçın 4'ünü kazanmaları da cabası. Hadi bakalım Kartal, 'geç olsun da güç olmasın' misali, bu Avrupa bileti bu sezon cebine girecek mi göreceğiz!