Eveeet beyler, kahveler hazır mı? Bu Trendyol Süper Lig dedikleri ligde, her maç öyle gol düellosuna sahne olmuyor biliyorsunuz. Geçen hafta Eyüpspor ile Gençlerbirliği mücadelesi de tam bir 'aman bana değmesin' maçıydı. Adamlar resmen 90 dakika boyunca 'sıfır-sıfır kardeşliği' oynadılar; hani derler ya, topu ağlarla buluşturmaktan çok, tarlayı çapalamaya çalıştılar diye, aynen öyleydi.
Maçın bitmesine bir dakika kala, tam da sen 'Hoca, artık bitir de evimize gidelim' diye içinden geçirirken, sahneye Metehan Altunbaş diye bir genç çıktı. Abimiz 90+1'de attığı o tek golle Eyüpspor'u resmen ateş hattından, yani bildiğin cehennemin kapısından aldı, bambaşka bir diyara ışınladı! Gençlerbirliği'nin kalecisi Velho da o topu ağlarında görünce, herhalde 'Ulan, tüm maç kurtardım, son saniyede mi yiyecektim?' diye hayıflanmıştır.
Şimdi Eyüpsporlular sevinçten havalara uçtu tabii. İki maçtır yenilgiden başka bir şey görmeyen takım, bu galibiyetle 21 puanla 14. sıraya yerleşip 'Oh be, rahat nefes alabiliriz' dediler. Ama bu 'rahat nefes alma' durumu ne kadar sürer, orası muamma. Zira düşme hattı dediğin yer, öyle kolay kolay vedalaşılacak bir yer değil, döner dolaşır yine kapını çalar. Gençlerbirliği tarafına gelirsek... Onlar da 23 puanla 12. sıradalar ama bu yenilgi onlara da 'Aman dikkat, ateş hattı size de yaklaşıyor' sinyali verdi. Resmen birbirlerine 'Sen düşme, ben düşmeyeyim' diye nazire yapıyorlar. Ligin sonları yaklaştıkça bu 'kim düşer' muhabbeti daha da renklenir, hazır olun.
Maçın detaylarına girsek mi bilemedim ama anlatalım madem, canınız sıkılmasın. İlk yarıda ne mi oldu? Bol bol 'neredeyse gol oluyordu' pozisyonu izledik. 4. dakikada Torres vurmuş, kaleci kurtarmış. 39'da Göktan vurmuş, üst direğe çarpmış. 45+2'de Taşkın kafa vurmuş, yine kaleci Velho iş başında. Yani özetle, kaleciler o kadar sıkıldı ki, topu kurtarmayı hobileri haline getirdiler. Sanki kaleye şut çekmek yerine, 'bakalım Velho topu nasıl tutacak?' diye deneme yapıyorlardı. İlk yarı golsüz bitince, tribündeki amcalar 'Evde çay demlense daha iyiydi' diye söylenmeye başlamıştır herhalde.