Vay be, dostum! Duydun mu haberi? Vitor Pereira, bildiğimiz Vitor, yine Fenerbahçe'yi mat etmiş! Yahu bu adamın Fener'le arasındaki ilişki var ya, sanırsın Hollywood filmi. Ne onla ne onsuz... Resmen kaderin cilvesi mübarek. Hani 'eski sevgiliye nazar değdirmek' derler ya, bu bildiğin nazar değil, gözünü oymak!
Maçta ne mi oldu? E ne olacak, Pereira takımı sahaya öyle bir dizmiş ki, bizimkiler topu nerede kaybettiklerini bile anlamadan ağlarında bulmuşlar. Sanki satranç tahtasında piyonları feda edip veziri almış gibi bir durum. Fenerbahçe desen, yine o bildik 'çok istiyoruz ama olmuyor' hallerinde. Sahada koşuşturmaca, mücadele falan var da, işin strateji kısmında Pereira yine bizimkilerin bir adım önünde, hatta üç adım önündeydi desek yalan olmaz. Topu ayağına alan Fenerbahçeli, 'acaba sağa mı pas versem sola mı, yoksa direkt kaleye mi şut çeksem' diye düşünene kadar, Pereira'nın elemanları çoktan planı uygulamış, golü atmıştı bile.
Şimdi bu durumdan sonra Fenerliler ne düşünsün? 'Ya bu adam niye hep bize denk gelir?', 'Gitti mi gelmez miydi acaba?' diye kafalarını duvarlara vuruyorlardır herhalde. Hani bazen dersin ya, 'bir musibet bin nasihattan iyidir' diye... Bu Pereira müsebbibi musibetler, bizimkilere ders olmuyor, resmen travma yaratıyor. Anlaşılan Fener'in bu 'eski hocalarla hesaplaşma' sendromu daha uzun süre devam edecek. Belki de bir gün Pereira'ya bir danışmanlık görevi verirler de, kendi kendilerini 'mat' etmekten kurtulurlar, kim bilir!