Vay anasını sayın seyirciler, öyle bir gece ki, Fenerbahçe taraftarı bir daha böyle kara bir tabloya uyanmasın diye dua etmeye başladı. UEFA Avrupa Ligi play-off ilk maçında Nottingham Forest'a evinde 3-0 yenilmek neyse, onu bir şekilde sindiririz belki (yani ne kadar sindirilir orası ayrı), ama bir de üstüne kaptan Milan Skriniar'ın 26. dakikada sahneden kaybolması yok mu, işte o, tuz biber oldu acımıza. Sanki 3 gol yetmezmiş gibi, bir de takımın direği gitmiş gibi oldu. Ne diyelim, nazara geldik desek mi acaba?
Şimdi gelelim Skriniar'ın son durumuna, hani şu "milyonlarca taraftarın soluksuz beklediği" mevzuya... TRT Spor sağ olsun, hemen fısıltıları yaymış: Kaptan yarın MR'a girecekmiş efendim. Ve işin en vahim kısmı, sakatlığının ciddi olma ihtimali "şüphesi" varmış! Yani biz zaten biliyoruz ki Fenerbahçe'de bir oyuncu sakatlandı mı, ya 3 ay sahalardan uzak kalır ya da kariyeri biter. Bu "şüphe" kelimesi bile taraftarı hepten çıldırmaya yeter. Adam zaten darmaduman olmuş, bir de şimdi bu 'şüphe' ile iyice beynimiz yandı.
Kaptan Skriniar'ın 31 yaşında olduğunu ve bu sezon 34 maçta 2 gol, 1 asistlik 'muhteşem' bir katkı verdiğini de eklemişler. Tabii ki gol kralı değil, asist makinesi değil ama takımın liderlerinden biriydi sonuçta. Şimdi bu talihsiz sakatlık, zaten dumanı tüten Fenerbahçe'nin ocağına adeta bir kova benzin dökmüş gibi. Artık yarınki MR sonuçları ne gösterecek, hep birlikte göreceğiz. Ama baştan söyleyeyim, Fenerbahçe'de mucize en son ne zaman görüldü, hatırlayan var mı?