Arkadaşlar, dün gece Şampiyonlar Ligi'nde öyle bir akşam yaşandı ki, bizim mahalledeki kahvedeki amca bile 'Bu nasıl iş?' diye şaşırdı. Hani büyük takımlar, 'Biz buraya sadece formalite icabı geldik, maçı alıp döneriz' havasıyla gider ya deplasmanlara? İşte Milano'nun köklü kulübü Inter, Norveç'in o pek de 'futbol haritasında' göremediğimiz Bodo/Glimt takımına konuk oldu ve sonuç: tam bir kuzey kutbu soğuğu! Inter sahadan 3-1'lik yenilgiyle ayrılınca, "Acaba uçağı yanlış yere mi indirdiler, bu Norveç değil de kutuplardaki bir buz pateni sahası mıydı?" diye düşündük ister istemez.
Maçın hikayesine gelince, Bodo/Glimt abimiz daha 20. dakikada Sondre Fet'in golüyle 'Biz buradayız!' dedi. Inter'in Francesco Pio Esposito'su da 30'da 'Dur bakalım, Milano'da böyle kolay yutulmayız' diye skora dengeyi getirse de, bu denge ilk yarının sonuna kadardı. İkinci yarıda Jens Petter Hauge ve Kasper Hogh sahneye çıktı, resmen Inter defansına 'Buyurun, Norveç soğuğunda topu nasıl saklarsınız, gol nasıl atarsınız dersi' verdiler. Maç 3-1 bitince, Inter taraftarları herhalde 'Şampiyonlar Ligi play-off'u muydu bu, yoksa Norveç'in lokal kupası mıydı?' diye kafalarını kaşıdı.
Gecenin diğer sürprizleri de yok değildi tabii. Club Brugge, Atletico Madrid'i konuk ettiği maçta 90+1'de gelen golle 3-3 berabere kalmayı başardı. Atletico herhalde, 'Bu nasıl oldu şimdi?' diye soyunma odasında uzun uzun düşündü. Bayern Leverkusen ise deplasmanda Olympiakos'u 2-0 devirerek işi ilk maçtan bitirme yolunda önemli bir adım attı, 'Bırakın, biz şimdiden turu geçeriz' havası vardı onlarda. Şimdi bu güzelim ilk maçların rövanşları 24 Şubat'ta oynanacak. Bakalım Inter bu sefer kuzey ışıklarının büyüsüne kapılmadan, Milano'daki kendi evinde Bodo/Glimt'e gerçekten 'Inter' olduğunu gösterebilecek mi? Yoksa Norveç soğuğu ta Milano'ya kadar mı sirayet edecek, merakla bekliyoruz!