Kardeşim, hani bazı transferler olur da, 'Acaba tutar mı, adapte olur mu?' diye göğsünü gere gere beklersin ya... Bizim Marco Asensio denen kerata, bildiğin makineye bağladı kendini! Fenerbahçe'de sahaya çıktığı her maçta öyle bir şov yapıyor ki, ülkesi İspanya'da millet, 'Bu adamı biz ne ara kaptırdık?' diye kafalarını taşlara vurmaya başlamış. Resmen ulusal bir pişmanlık sendromu yaşanıyor La Liga'da. E haliyle, o aç kurtlar sürüsü gibi etrafında dolanmaya başladılar, 'Acaba geri alabilir miyiz?' diye gözleri parlayarak...
Özellikle Atletico Madrid var ya, kapımıza gelip "Şu çocuğu bize verseniz, biz de eski günleri yâd etsek?" diye nabız yoklamışlar. Ama bizimkiler ne dedi biliyor musun? Tıpkı kahvede "Paso!" der gibi, tek kelimeyle kapıyı gösterdiler: "Asensio sizin rüyanızda bile yok! Hoşçakalın beyler, başka kapıya!" Vay anasını sayın seyirciler, resmen "Yok artık!" dedirten cinsten bir rest çektiler. Villarreal'miş, Sevilla'ymış... Onlar da sezon sonu "Belki bir şansımızı deneriz" diye sıraya girmişler ama nafile, boşa kürek sallıyorlar.
Çünkü bizimkilerin Asensio için öyle bir 'Bambaşka Plan'ı varmış ki, duysan küçük dilini yutarsın. Meğer adamı sadece oynatmakla kalmıyorlar, gelecek sezon koluna kaptanlık pazubandını takmayı, hatta 2028'de bitecek sözleşmesini şimdiden uzatmayı düşünüyorlarmış. Yani anlayacağın, Asensio'yu resmen Fenerbahçe'ye mühürleyecekler, tapulu malı yapacaklar! E adam da keyfinden dört köşe, "Ayrılık mı? Ne ayrılığı? Ben burada mutluyum, tadını çıkarıyorum!" diye bas bas bağırıyormuş içinden. 30 yaşında ama sahadaki enerjisiyle gençlere taş çıkarıyor.
Bu sezonki karnesine baksana: Tüm kulvarlarda 29 maç, 2196 dakika sahada, dile kolay tam 12 gol, 9 asist! Neredeyse her maç bir gol ya da asist katkısı... Resmen gol ve asist fabrikası gibi çalışıyor. Şimdi sen söyle bana, böyle bir hazineyi kim verir? Anca rüyalarında görürler İspanyollar, biz de keyfimize bakarız!