Okan Buruk hocamız yine sahadan önce kameralar karşısında destan yazmış. Bir yandan Şampiyonlar Ligi'nde Juventus'a karşı 'iyi bir sonuç' beklentisi, diğer yandan Hakan Çalhanoğlu transferinin dillere pelesenk olması... Hocamızın kafası bu aralar futbol stratejileriyle, bir de gönül işleriyle dolu anlaşılan! Yıllarca Süper Lig'i tokatladık, yetmezmiş gibi şimdi Avrupa'yı da titreteceğiz hevesi sarmış kendisini. 'Taraftarlarımız çılgına dönüyor,' diyor. E normal tabii hocam, o bilet parasına başka ne bekliyorsun? Maçın başlamasına daha saatler varken stadyum zaten bir ateş kazanı kıvamına gelmiş, bakalım Juventus o ateşte nasıl yanacak!
Juventus maçına öyle sıradan bakmamış Okan Hoca; adam tüm maçları izlemiş, artık İtalyan ligi maçlarını ezbere biliyordur. 'Kaybettiklerinde bile iyi oynuyorlar,' diye de Juve'ye bi' güzelleme çekmiş, yani diyor ki 'kolay lokma değil!' Bir de 'kart cezalarının da can yakıcı olabildiğini' not almış defterine, sanki bizim ligde kırmızı kart gören futbolcular hiç üzülmüyor! Kadroya gelince, orada da tatlı bir kafa karışıklığı var. Mauro (yani Icardi) sakatlıktan dönmüş, Lang'i, Sane'yi de almışsın. Hoca 'iki forvet oynatırım' diye yola çıkmış ama şimdi kim kimi kesip de ilk onbire girecek, o tam bir bilmece. Sanırsın elinde 5 tane dünya yıldızı var, hangisini oynatacağını şaşırmış. Hocam, bu kadar seçenek de adamı yorar be!
Gelelim transfer dedikodularının şahına, Hakan Çalhanoğlu mevzusuna. Okan Buruk, 'Hakan'ı 15 yıldır tanıyorum,' demiş. Vay be, daha Inter forması giymeden önce mi tanışmışlar acaba? Meğer Hakan da koyu Galatasaray taraftarıymış, e kaç futbolcu zaten 'taraftarıyım' demez ki? İş paraya gelince hepsi başka takımın taraftarı oluyor sonra! Ama hocamın Hakan aşkı bambaşka: 'Kollarımızı açtık ve onu bekliyoruz,' diye resmen aşk ilanı yapmış. Şimdi Hakan'a düşen de ya bu çağrıya kulak verip gelmek ya da Inter'deki rahatına bakmak. Bakalım bu transfer filmi mutlu sonla mı bitecek, yoksa Okan Hoca'nın kolları havada mı kalacak, hep birlikte göreceğiz. Ama bence önce şu Juventus maçı bi' bitsin de sonra Hakan'ı falan bekleriz. Değil mi yani?