Ulan bizim Cim Bom gene iş başında! Şimdi diyeceksin ki, 'Hangi iş abi, top oynamak mı?' Yok anam, top oynamaktan ziyade, UEFA'nın para musluğunu sonuna kadar açma peşindeler gibi duruyor! Şampiyonlar Ligi'nde lig etabını 20. sırada falan bitirmişler, neyse ki play-off diye bir kurtarıcı gelmiş. Karşılarında kim var? İtalya'nın belalısı, dişli rakibi Juventus! Ama abi, bu maçı sadece bir futbol müsabakası olarak görmek büyük hata. Bu resmen, Galatasaray için bir finansal operasyon, bir hazine avı!
Şimdi gelelim işin tatlı kısmına, yani paralara! Şu ana kadar Şampiyonlar Ligi'nden 42.53 milyon euro gibi akıl almaz bir parayı ceplerine indirmişler bile. Yanlış duymadın, kırk iki buçuk milyon! Benim ömrüm yetmez o parayı yan yana görmeye. Ama dur, asıl macera Juventus'u elemekte başlıyor. Eğer o 'Kocakarı' lakaplı takımı (Juventus yani) devirirlerse, kasaya çat diye 11 milyon euro daha atacaklar! Yani toplamda 50 milyon euro barajını falan değil, direk uzaydaki banka kasasını hedefliyorlar. Düşünsene, bir maçla bir anda on bir milyon euro daha... Kimin aklı fikri maçta kalır Allah aşkına?
Yani şimdiye kadar katılım payı, galibiyetler, beraberlikler, yayın havuzu falan derken zaten bir servet kazanmışlar. Şimdi bir de bu Juventus maçını geçip üstüne 11 milyon euroyu koyunca, 'sportif başarı' kelimesi yerini 'ekonomik başarı'ya bırakıyor bence. Hatta bence maça çıkarken formalarına forma numarası yerine banka hesap numaralarını yazsınlar, daha anlamlı olur. Sonra çeyrek final, yarı final, final derken o paranın haddi hesabı olmaz. Herhalde artık takımın finans direktörü de yedek kulübesinde bekler, maç sonunda direkt kasayı saymaya başlar! Ee, hadi bakalım Cimbom, bize de para kokusu geliyor, inşallah hem turu geçersiniz hem de o kasayı tamamlarsınız!