Evet sayın futbolseverler, malumunuz Trendyol Süper Lig'de sular durulmuyor, her maç ayrı bir strateji arenası. Bu hafta da Beşiktaş'ımız, Başakşehir deplasmanında ter dökecek. Maç öncesi teknik direktörümüz Sergen Yalçın, öyle bir açıklama yaptı ki, tüm ülke ayağa kalktı! Hani şaşkınlıktan oturduğu yerden kalkanlar, kalkanlar oturduğu yerden şaşkınlıktan... Sergen Hoca buyurdu ki: "Bugün farklı oynayacağız!" Vay arkadaş, bunu duyduğumuzda hepimiz bir 'Allah Allah' dedik. Hangi teknik adam çıkıp da 'bugün aynı tas aynı hamam, bildiğiniz gibi oynayacağız' der ki zaten? Sanki bugüne kadar aynı formülle Nobel almışız da şimdi Sergen Hoca devrim yapıyor. Bu neyin farklılığı acaba, merak ediyoruz; topu elle mi atacaklar, yoksa kaleci forvet mi oynayacak?
Yetmedi, Sergen Hocamız plan değişikliğinden bahsederken, kadronun ilk yarıya göre 'yüzde 50 civarında farklı' olacağını müjdeledi. Yüzde 50 mi? Yani yarısı mı değişiyor, yoksa futbolcuların yarısı dün gece uykusunda şekil mi değiştirdi? Merak içindeyiz. 'Oyunu biraz daha değiştirmeyi düşündük bugün, biraz daha kontrollü oynayan bir Beşiktaş görebilirsiniz' de eklemiş. 'Topun arkasında duran, mücadele gücü yüksek bir maç oynamayı planlıyoruz' dediğinde ise hepimiz anladık ki, topu rakibe verip 'buyurun oynayın, biz arkadan seyrederiz' stratejisine geçiş yapılacak herhalde. Aman dikkat, topun arkasında dururken uyuklamasınlar da gol yemesinler!
Tabii Sergen Hoca, rakip Başakşehir'i de unutmamış. 'İyi ve kaliteli bir takım, son haftalarda iyi sonuçlar aldılar' diye hakkını teslim etmiş. Sanki biz de ilk defa Başakşehir'i tanıyormuşuz gibi... Ve elbette o klişe de geldi: 'Kazanmak istiyoruz.' E tabii ki kazanmak isteyeceksin be hocam, kim maç öncesi 'bugün beraberliğe razıyız, hatta yenilsek de olur' der ki? Bir de demiş ki 'Rakiplerin puanları bizim dışımızda bir konu, kendi işimize odaklıyız.' Aman dikkat! Rakiplerin puanlarını takip etmesinler, sonra 'Vay be, rakipler de iyi oynuyormuş' diye moral bozukluğu yaşamasınlar. Yoksa 'çocuklar maça iyi hazırlandılar' sözü de havada kalır, aman diyeyim!