Şampiyonlar Ligi'nde Juventus gibi bir devle kapışmak kolay mı sandınız beyler? Galatasaray, 17 Şubat Salı günü Ali Sami Yen'e konuk edecekleri o çetin Juventus maçı için Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri'nde harıl harıl çalışmış. Hocaların hocası Okan Buruk, takımın başına geçmiş, "Beyler, bakın bu Juventus öyle sıradan bir ekip değil, topu ayağımızda tutmazsak canımızı okurlar!" mealinde derin taktik analizleri fısıldamış olmalı. Valla sanki uzay mekiği fırlatacaklar, o derece ciddi bir hazırlık!
Antrenman, bildiğiniz üzere, topla ısınma hareketleriyle başlamış. Aman Allah'ım! Kim tahmin edebilirdi böyle bir deha ürünü taktiği? Direkt buz gibi sahaya koşup antrenmana dalacaklardı herhalde, neyse ki Okan Hoca bu "topla ısınma" denen gizli silahı devreye sokmuş. Sonra o efsanevi, Juventus'lu savunmacıları şimdiden terleten 8'e 2 pas çalışması, hem de iki grup halinde! Düşünsenize, bir grup 8'e 2 yaparken, diğer grup "Acaba biz kaç kişiyle paslaşacağız?" diye birbirine bakmış mıdır? İtalyanlar bunu çözemez, garanti!
Ardından da 'topa sahip olma' çalışması... E yani, top bizdeyken rakip gol atamaz diye bir kural var sanırım futbolda, kimyasal elementlerden sonra en önemli bilgi bu! Son olarak da 'taktik çalışma' kısmına geçmişler. İşte o an, o sır perdesinin aralandığı, "Juventus'u nasıl dize getiririz?" sorusunun cevabının kâğıda döküldüğü an. Muhtemelen, "Paslaşın, paslaşın, en son gol atın" gibi dahiyane bir plan üzerinde durulmuştur. Yarınki son idmanla bu müthiş taktikler nihai şeklini alacakmış. Hadi bakalım, Juventus'u şaşırtmaya hazır olun, Cim Bom! Paslaşma rekoru kırarak mı yeneceksiniz, yoksa topla ısınmanın verdiği o esneklikle mi, merak içindeyiz!