Şimdi efendim, Manchester United'dan kapı önüne konulmuş gibi (şaka şaka, kiralık geldi diyelim) Trabzonspor'a gelen Andre Onana, daha formayı giydiği ilk maçında, üstelik Fenerbahçe derbisinde, öyle bir şov yapmış ki İngilizler bile "Bizim tanıdığımız Onana bu olamaz!" diye şaşkına dönmüş. Daha topun kokusunu doğru dürüst almamış adam, devre arası soyunma odasında Mourinho'dan rol çalarcasına bir motivasyon konuşmasına girişmiş. Helal olsun valla, cesarete bak!
Olay ne mi? Maçın ilk yarısında Okay Yokuşlu kırmızı kart görmüş, takım on kişi kalmış. Bizim Kamerunlu kaleci de almış mikrofonu eline (yani, kamera kayıttayken), başlamış gürlemeye: "Bu adam için, bu maçı kazanmamız lazım! Bu maçı bu adam için kazanmak zorundayız!" Tam bir Hollywood draması, 35 saniyeye sığdırılmış. Sanki Okay, daha Onana'nın ismini öğrenememişken hayatını kurtarmış da Onana da ona borcunu ödemeye yemin etmiş gibi!
Bu tutkulu konuşma, tabii ki İngiliz basınının, özellikle de The Sun'ın radarına takılmış. Adamlar şaşkınlık içinde: "Bu bizim ManU'daki Onana mıydı, yoksa yeni bir süper kahraman mı çıktı Trabzon'dan?" diye birbirlerine sormuşlar. Sosyal medyada bir fan "Adam hemen liderlik pozisyonuna geçti, mutlu oldum" derken, diğeri ağzının payını verdi: "Keşke konuşma yeteneği kadar kurtarış yeteneği de iyi olsaydı!" İşte bu, gol değil ama haftanın en sağlam "kapak" lafıydı bence!
Şimdi bizim Onana da tabii boş durmayacak, belli ki Türkiye'de kariyerini yeniden parlatıp, "Ben buradayım!" demek istiyor. Haberlere göre, bir sezon takılıp sonra yine Manchester'a dönme derdindeymiş. Zaten ailesini bile Trabzon'a taşımama kararı alması, valizini tam açmadığının da kanıtı gibi. Bakalım bu "kariyer resetleme" operasyonu konuşmaları kadar başarılı olacak mı, yoksa yine İngiliz basınına malzeme mi verecek? Trabzonspor'a hayırlı olsun diyelim, inşallah saha içinde de aynı performansı gösterir!