FIFA kokartlı hakemlerimizden Mehmet Türkmen, futbol kamuoyunu aylarca merakta bırakan o büyük soruya nihayet cevap verdi! Hatırlarsanız, Fenerbahçe'nin eski dümencisi, futbol dünyasının "Special One"ı Jose Mourinho, geçen sezonki bir Alanyaspor maçının ardından Mehmet Türkmen için "üst seviye hakem" demişti. Mourinho'nun bu "ender rastlanan övgü"süne, Türkmen'in tepkisi gelmiş miydi, gelmemiş miydi? İşte o tarihi sessizlik, Riva'da bozularak aydınlandı! Anlaşılan mesaj gecikmeli de olsa yerine ulaşmış. Belki de PTT Kargo ile yolladılar, kimbilir?
Türkmen, TFF'nin Riva'daki görkemli töreninde FIFA kokartını gururla takarken, sanki bir Oscar almış edasıyla konuştu. Milli formayı giyen sporcunun yaşadığı gururu hakem olarak hissettiğini anlatırken, "Bizim formamız biraz farklı ama duygularımız aynı!" demeyi ihmal etmedi. Halil Umut Meler gibi abilerin yaşadığı o tarifsiz coşkuyu anlattı. Doğru söze ne denir? Bizim o coşku dediğimiz şey, genellikle maç sonu "Allah belanı vermesin hakem!" feryatlarıyla karışık oluyor ama neyse.
Peki Mourinho'nun o övgüsüne ne dedi bizim Mehmet Hoca? İnsanların futbolda hep olumsuz eleştirilere odaklandığından dem vurdu. "Yahu bir kere de 'helal olsun' deyin, güzele bakın!" dedi özetle. Haklı tabii, biz de "VAR'a gitmesin" diye dua etmekten, güzel golleri alkışlamayı unutur olduk. Hakemlikte hata payı her zaman varmış. Şaşırdık mı? Asla! Zaten haftanın olayı genelde bir VAR kararı, bir ofsayt çizgisi tartışması olunca biz bu gerçeğe epeydir alışığız. Önemli olan VAR'a boş bir zihinle gidip kurallara göre karar vermekmiş. Anladık, yani sahada beyniniz dolu olabilir ama VAR odasına girince sıfırlayın demek istiyor. Bunu herkes becerebiliyor mu, orası tartışılır.
Son olarak, Mehmet Türkmen de dahil tüm hakemlerin hayallerinin Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası finalleri olduğunu söyledi. Ah be Mehmet Hocam, bizim de hayallerimiz var. Mesela bir maç bitsin de, hakem kararları yerine futbol konuşalım istiyoruz. Dünya Kupası finalini "bir numara" ilan etti. E tabii, o seviyede hata yapsanız bile ertesi gün mahallede dövecek kimse yok, keyfi bambaşka olur. Ne diyelim, inşallah hayalleriniz gerçekleşir de, bizim de biraz keyfimiz yerine gelir.