Abiler, ablalar, kahveciye selam! Dursun Başkan yine sahnede, Divan Kurulu'nda mikrofonu eline almış, ortalık yanıyor. Ne o? TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile ilgili o meşhur, 'Biz çok sıkıntıdayız, şampiyon olamıyoruz, bu sene mutlaka şampiyon olmamız lazım!' muhabbeti var ya, işte ona açıklık getirmiş bizim Dursun Başkan. Sanırsın Hollywood senaryosu, kulislerde dönen dedikodu... Başkan Özbek de haliyle 'Yok artık lebron james!' moduna girmiş, haklı olarak.
Dursun Başkan diyor ki, 'Bunu söyleyenler zır cahil, ne Galatasaray camiasını tanıyorlar ne de Galatasaray başkanını.' Vallahi haklı. Ne demek 'şampiyon olamıyoruz, mutlaka olmamız lazım'? Galatasaray gibi bir camiaya, hem de ligde liderken böyle bir cümle mi yakışır? Sanki ligde yeni kurulmuş, üç kuruşluk takımız da TFF'ye yalvarıyoruz. Dursun Başkan da ince göndermesini yapmış, 'Herhalde başkanları karıştırdılar' diye. Kim o karıştırdıkları başkanlar? Orası da ayrı bir komedi konusu tabii. Bizim başkan zerre etkilenmemiş, 'Bunlardan bize bir şey olmaz' diye de restini çekmiş.
Tabii bu iddiaların haricinde Başkan, klasikleşen 'Tüm sektörlerde, aklınıza kim gelirse... Yorumcusu, gazetecisi, şarkıcısı, mankeni... Evet mankeni...' diye devam eden 'dışarıdan yıpratma' sitemini de tekrarlamış. Manken mi? Yahu ne alaka? Demek ki podyumda top sektiren mankenler bile Galatasaray aleyhine kulis yapmaya başlamış, işler bu kadar büyüdü! Eyüpspor ve Juventus maçlarına taraftarı davet etmiş, Süper Lig'de liderlik, Şampiyonlar Ligi'nde yoluna devam etme falan... Bir de Aslantepe'nin ruhsatı, Kemerburgaz'daki tesisler, Mecidiyeköy'deki rezidans teslimatı derken, kulübü arsa ofisine çevirmişler resmen. Amaç belli: Galatasaray'ı fersah fersah rakiplerinin önüne geçirmek. Bakalım, mankenlerin yorumlarıyla nereye kadar gideceğiz!