Hani bazı oyuncular vardır, gelir, gider, arkasından ne bir ah ne bir of dersin... Jhon Duran öyle mi? Eh, pek sayılmaz! Fenerbahçe'den Zenit'e yelken açan Kolombiyalı forvetin gidişinin ardındaki sır perdesi aralandı. Meğer bizim Duran, Al-Nassr'dan gelip Fenerbahçe'de sahada değil, daha çok soyunma odasında ve antrenmanlarda kendi özel şovunu yapmayı tercih etmiş. Kolombiya basını diyor ki, adam resmen 'tek tabanca takılan' modundaymış. İsteğe bak, hal ve hareketlere bak! Takım arkadaşları bile 'Yeter abi, bizde ahenk kalmadı, gönderin gitsin' noktasına gelmiş. Yani düşünün, tecrübeli Skriniar bile 'kendine inan' diye gaz vermeye çalışmış da, bizimki buz gibi durmaya devam etmiş. Sanırsın şampiyonluk maçı değil, mecburi bir aile yemeği.
Bu kadar da değil! Sahadaki uyumsuzluk yetmemiş gibi, Duran'ın bir de 'kronik rahatsızlık' mevzusu varmış. Aston Villa günlerinden kalma bu huyunu Türkiye'ye de taşımış. Sürekli bir yeri ağrıyormuş, bir rahatsızlığı varmış ama gel gör ki kulübün sağlık ekibinin testleri 'kanka senlik bir durum yok' deyince işler karışmış. Ee, tabii bizimki de soluğu Barcelona'da almış, ikinci görüş almak için. Oradan 'stres kırığı' teşhisiyle dönmüş. Sanki tüm Avrupa'yı gezecek bir sağlık turisti edasıyla takılmış. Bu halleri de yetmemiş gibi, bu 'biraz pasif agresif, biraz uzak duran' kişiliği yüzünden Juventus gibi büyük kulüpler bile kapısından dönmüş. Anlaşılan futbol yeteneği kadar karakter de piyasa değeri belirliyormuş, bilginize.
Son ve bardağı taşıran damla ne mi olmuş? Konyaspor maçında oyundan alınırken teknik direktör Tedesco'nun elini sıkmayıp artistik hareketler sergilemesi. Hani 'yengeye çaktırma' der gibi yürüyüp gitmiş! Olay sonrası kulüp konuşmak istemiş, başkan Sadettin Saran adeta bir babacan edasıyla 'oğlum bak git, böyle yapma' diye nasihatler vermiş ama bizim Duran'dan tık yok. Sanırsın başkan değil, komşunun bakkalıyla konuşuyor. E haliyle, bir süre sonra başkan da 'tamamdır, umut vadeden ama bir türlü vadedini yerine getiremeyen bu çocukla daha fazla yorulmayalım' demiş ve Rusya'dan gelen Zenit teklifiyle 'güle güle' kararını vermiş. Hayırlı uğurlu olsun Zenit'e, bakalım soğuk Rusya iklimi bizim Duran'ın içini ısıtır mı, yoksa daha da mı soğutur!