Arkadaşlar, yine o malum senaryo. Galatasaray, Rize deplasmanına gidiyor, topu ağlara yolluyor, 3-0 gibi temizinden bir skorla dönüyor. Hadi geçmiş olsun. Puan tablosuna bir bakıyoruz, sarı-kırmızılılar hoop 52 puana yükselmiş. Sanki hiç şaşırmadık değil mi? Rize'yi yenmek artık bir gelenek, 3 puan almak da alışkanlık olmuş. Hani 'Rize'de çay içip geldik' deseler kimse 'Niye bu kadar kolay?' demezdi herhalde.
Asıl mesele bu değil tabii. Okan Hoca diye bir adam var başlarında, bildiğiniz istatistik canavarı. Bu dördüncü kez oluyormuş, ligin 21. haftasında 50 puan barajını geçiyorlar! Yahu, bu adam herhalde takıma 'Ligin 21. haftasında 50 puanı geçmezsek çay içmek yok' falan diye bir hedef koymuş. Düşünsenize, Galatasaray tarihinde toplamda sekiz kez bu barajı aşmış, bu sekizin dördü son dönemde, Okan Buruk yönetiminde gelmiş. Resmen takıma '50 puan' diye bir QR kodu yüklemiş, haftası gelince otomatik basıyorlar tuşa.
Ve gelelim işin en 'korkutucu' kısmına. Ne zaman bu 50 puan barajını 21. haftada görseler, sonu şampiyonluk olmuş. Geçen sezon (2022-23) öyle oldu, bu sezon da (2023-24) gidişat aynı. Hatta haberin gazına gelip 2024-25 sezonunu bile şimdiden şampiyon ilan etmişler, neyse o konuya girmeyelim. Artık rakipler, 'Aman Allah'ım, 21. hafta geliyor, G.Saray 50 puanı geçmesin' diye alarm kurmaya başlamıştır. Yoksa sonraki senaryoyu ezberlediler, film hep aynı yerde bitiyor çünkü. Okan Hoca, sanki ligin bitişini değil, 21. haftasını kutlamayı daha çok seviyor gibi.