Abi n'aber? Galatasaray yine bildiğin gibi, aldı yürüdü Rize deplasmanından. Hani şu herkesin 'Çok zor deplasman' dediği, çay tarlalarının ortasında, topu kontrol etmenin bile ayrı bir yetenek istediği Rize... Bizimkiler de çıktı, Barış Alper, Yunus ve o sürpriz golcü Victor Osimhen'in (evet, evet, yanlış duymadınız, golü atan o!) şık golleriyle 3-0 yapıştırıp geldiler. Puan 52, liderlik desen zaten koltuk değneği gibi yapışmış üzerlerine. Okan Hoca da maç sonu çıktı, klasik 'Çok iyi takıma karşı oynadık, Rize bizi zorladı' tiradını attı. E zorlayacak tabii hocam, boş saha değil ki, rakip takım var. Ama neyse ki 1-1 olmadan 2-0'ı bulmuşlar da rahatlamışlar, yoksa Allah korusun, maç berabere bitecekti falan. Neyse ki 3-0'la işi bağlamışlar, yüreğimize inmeden.
Okan Hoca'nın bir de dert yanışı vardı ki sorma, 'Oyuncu sokarken zorlandım' diyor. Ay canım benim, koskoca Galatasaray kadrosunda oyuncu seçmek ne kadar zor olsa gerek değil mi? Yaşasın, futbolcular sadece antrenman yapsın diye getirilmediği anlaşıldı. Belli ki bu 'Cuma, salı, cumartesi, çarşamba' şeklindeki 'torture' fikstür yüzünden tüm oyuncuları kullanacaklarmış. İyi bari, yedek kulübesi de ısınır en azından. 'Form bulsunlar' ayağına herkes topa değer, sevinçten havalara uçar artık.
Gelelim asıl olaya, beklenen 'müjdeye'! Hani o kayıp balık Nemo gibi ortalıklarda görünmeyen Sane var ya, işte onunla ilgili Okan Buruk'tan açıklama geldi: 'Sane'yi Eyüp maçında göreceğiz olur mu olmaz mı diye.' Yani 'göreceğiz' ama 'olur mu olmaz mı'sı da ayrı bir muamma. Resmen 'belki görürsünüz, belki uzay gemisiyle Mars'a gider' müjdesi verdi. Lemina'nın cezası bitiyormuş, o da bonus. Bir de Rize'nin üçlü savunma yapmasına şaşırmışlar. Hocam, rakipler de yaşıyor, nefes alıyor, bazen plan değiştiriyor. Ne yapalım yani, her maça tek tip mi çıksınlar? Bir dahaki sefere Juventus da üçlü çıkarsa şaşırmayın, belli ki bu aralar takımların yeni modası bu.