Eee gençler, bu hafta da Süper Lig'de Cimbom esti gürledi Rize deplasmanında. Çaykur Rizespor'u öyle bir 3-0 devirdiler ki, 'geçmiş olsun' demekten başka bir şey kalmadı. Bildiğiniz gibi, Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün topu ağlara gönderdi. Hatta dedikodulara göre Victor Osimhen bile gol atmış sahadaydı, gerçi bizim ligde mi oynuyordu o, pek emin değilim ama neyse! Liderliği de sağlamlaştırdılar tabii, 52 puanla ‘biz buradayız’ dediler, kimseye de pas vermeye niyetleri yok.
Maçın yıldızlarından Barış Alper Yılmaz, bir gol bir asistle şov yapmış, sonra da beIN SPORTS mikrofonlarına döktürmüş içini. 'Rize zor deplasman' falan filan demiş ama belli ki duygularına hakim olamamış. Memleketiymiş orası, gol atmış, Rize taraftarı bile alkışlamış. Yahu arkadaş, adam kendi takımına gol atmış, taraftar hâlâ alkışlıyorsa ya çok centilmenler ya da 'ne halleri varsa görsünler, bizim umudumuz kalmadı' modundalar. Barış da duygulanmış tabii, o sahada öyle bir hissetti ki, sanki Oscar ödülü almış gibiydi.
Gelelim maçın bir diğer kahramanı, iki asistin sahibi Noa Lang'a. Beyefendi de çıkmış, 'bu büyük kulübün parçası olduğum için çok mutluyum' demiş. E tabii, iki asist yapınca herkes mutlu olur da, 'takım arkadaşlarımla kimyamız bazen zor olsa da' kısmı neyin nesiydi? Sanki bizim kahvedeki arkadaşlar gibi, 'ya şu Fikret topu hiç pas vermiyor' der gibi. Ama neyse, ilerleyecekmiş, üzerine koyacakmış. En bomba kısmı ise şu: 'Taraftarlarla etkileşimi seviyorum, futbolu sevme sebeplerimden biri bu.' Yahu Noa, yani sen futbolu parası için değil, topu kovalamak için değil, taktik için değil, sırf taraftarla etkileşmek için mi seviyorsun? Bildiğin influencer tribününe oynamış resmen! 'Sürücü koltuğunda biz varız' demiş, eee, o zaman biraz daha gaza basın da şu ligi bitirin bari, biz de çayımızı yudumlayalım rahat rahat.