Kanka, bak şimdi sana bir haber anlatacağım, yine bizim futbolculardan daha beter adrenalin bağımlıları var bu dünyada. Bu 2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları var ya, hani kar, buz falan... Orada bir ablamız var, Lindsey Vonn diye, Amerikalı. Yahu kadın 41 yaşında, neredeyse benim emeklilik hayallerimi kurduğum yaşta, hala dağdan aşağıya kendini atıyor. Geçen hafta dizinden yeni sakatlanmış, bizim futbolcular olsa 'sezonu kapattık' der, bu abla 'bir de ineyim bakalım' demiş herhalde.
Alp disiplini iniş yarışında, bizim kalecilerin topu ıskalaması gibi bir engele çarpmış, sonra hoooop yere yapışmış. Bildiğin Fatih Terim'in soyunma odasına ani girişi gibi bir düşüş yani. Ekranlara yansıyan acı çığlıkları falan... Doktorlar başına üşüşmüş. Tribünler bir dakika boyunca sessizliğe bürünmüş, sanırsın penaltı kaçtı da stadyum dondu kaldı. Antrenörü Aksel Lund Svindal da endişeyle izlemiş, muhtemelen içinden 'Hocam bu da mı gol değil?' diyordur. Sonra tabii helikopter gelmiş, bizim sahadan sedyeyle çıkan futbolcular gibi değil, direkt 'Air Ambulans'la almışlar götürmüşler. Yarış da 10 dakika durmuş, sanki maçın son dakikasına girmişiz de top direkten dönmüş gibi bir gerilim yaşanmış.
Bak bu ablanın da bir felsefesi varmış: 'Düşmeden önce şansımın ne olduğunu biliyordum, şimdi aynı olmadığını da biliyorum. Ama hala bir şans var. Ve bu şans olduğu sürece savaşacağım!' demiş. Ne şansmış be abla! Tamam, anladık hırs iyidir ama bazen de 'yeter artık' demek lazım. Bizim eski forvetler de 'son bir gol atayım' derdi, sonra topu tribüne yollayıp jübile yaparlardı. Sonuç? Abla hastaneye uçmuş, yani o şans dediğin şey bazen 'evde oturmak' oluyor, anladın mı?