Ulan Boluspor da ne yaman çelişkidir arkadaş! Transfer döneminin son saniyelerine kadar beklediler, sanki 'biz anca son dakkada adam buluruz' diye bir kağıt imzalamışlar. Neyse efendim, kapı kapanmadan, tam ışıkları söndürecekken, bir baktık MLS'ten, yani şu 'Major League Soccer' dedikleri Amerika liginden bir abimiz gelmiş. Alexandru Baluta, 33 yaşında Rumen bir kanat oyuncusuymuş kendisi. Los Angeles FC'den kalkmış, gelmiş Bolu'ya. Resmen 'Hollywood rüyası bitti, gerçek hayat Trendyol 1. Lig' dedi adam herhalde.
Şimdi Baluta'nın kariyerine bakınca da insanda bir hafif tebessüm oluşmuyor değil. Romanya'dan başlamış, Craiova, Slavia Prag, Slovan Liberec, Puskas Akademia derken dünyayı turlamış mübarek. En son Los Angeles FC'deymiş. Düşünsene, dün Amerika'nın güneşi altında top koşturuyorsun, yarın kendini Bolu Atatürk Stadyumu'nun çimlerinde buluyorsun. Bu nasıl bir kariyer planlamasıdır, nasıl bir coğrafi değişimdir? Boluspor da muhtemelen 'kanat var mı kanat?' diye sormuş, 'var' deyince hemen kapmış sezon sonuna kadar. Artık 'kanattan bindirsin de gol olsun' mu derler, 'kanattan topu alsın da yürüsün' mü derler, onu maçlar gösterecek.
Umarız bu Baluta kardeşimiz, Boluspor'a gerçekten katkı sağlar. Yoksa 'kariyerimin son duraklarından biri olsun da bi tatil yapayım' havasında geldiyse, Bolu'nun kışında üşür, yazında da havası pek yaramaz. Neticede Trendyol 1. Lig burası, öyle 'Hollywood yıldızı' havaları sökmez. Koşacaksın, terleyeceksin, yeri gelecek çamura da gireceksin. Bakalım bu Rumen abimiz, o MLS jantlarını Bolu'nun yollarına ne kadar uyduracak? Boluspor camiasına hayırlı olsun diyelim, inşallah beklediklerine değer bir transfer olmuştur. Yoksa son dakika transferleri genelde ya çok patlar ya da fısssss diye söner, bilirsin.