Şimdi efendim, biliyorsunuz şu Galatasaray'ın son dönemdeki transferlerinde adı 'Ben de oradaydım!' diye her daim geçen, hatta 'bu takımın bütün işlerini bu mu yapıyor?' dedirten menajer George Gardi var ya... Hah, o abimiz meğer bu aralar pek bir keyifsizmiş, anlaşılan üzerine çok gelmişler. Vay efendim, neymiş, kendisi hakkında çıkan haberler hiç de hoşuna gitmemiş.
Basında kendisi hakkında çıkan, 'Galatasaray'ın tüm transfer işlerine tek yetkili menajer olarak çökmek istiyor' şeklindeki dedikodulara fena bozulmuş. Demiş ki bizim Gardi, 'Kardeşim, ne yazık ki bu haberlerin zerre miskal doğruluk payı yok, tamamen beni karalama kampanyası bu!' Yani anlayacağınız, 'Ben sadece işimi yapıyorum, ne tek yetkilisi ne de tek hakimi!' diye feryat etmiş. Biz de yedik tabii, değil mi?
Hal böyle olunca, haksızlığa gelemeyen George Gardi de durur mu hiç? Hemen avukatlarına 'Buyurun bakalım, adımı karalayan, kamuoyunu manipüle eden kim varsa, yasal işlem başlatın, gereken neyse yapın!' diye tam yetkiyi vermiş. Yani anlayacağınız, transfer görüşmeleri bitti, şimdi de 'avukat görüşmeleri' mi başlayacak? Bakalım bu hukuki topyekün taarruzdan kim galip çıkacak, Gardi mi, yoksa 'dedikoducu Türk medyası' mı? Kahvemizi alıp izleyelim en iyisi.