Efenim, Şampiyonlar Ligi'nin o bildik kasvetli listeleme zamanları geldi çattı. Malum, 'Özel Adam' lakaplı Jose Mourinho, Benfica'nın başında, bu işlerin en ustalarından biri. Ve işte o büyük an geldi, Benfica kadrosunu UEFA'ya tık diye yolladı. En çok merak edilenlerden biri de, Beşiktaş'tan alıp epey bir yılan hikayesine dönen transfer sürecinin sonunda kadrosuna kattığı Rafa Silva'ydı. Mourinho durur mu? Durmaz! 'Gel bakalım Devler Ligi'ne, top koşturma vakti' demiş adeta.
Öyle tahmin ediyorum ki Mourinho, Rafa Silva'yı ve yanında Sidny'yi kadroya eklerken, 'Ben bu çocukları oraya boşuna almadım, bakın görün şimdi ne fırtınalar estirecekler' diye içinden geçirmiştir. Hatta 'Benfica'nın hücum hattı benimle şaha kalkacak' diye de eklemiştir, eminim. Bu iki yeni yetenek (eski kurt da diyebiliriz) Mourinho'nun vazgeçilmezi olmaya adaymış. Bu arada, bir de sakat tayfası var ki, onları bile listeye yazmışlar. Samuel Soares'ten tutun da, Alexander Bah'a kadar, sanki 'Yedek kulübemiz bile sakat olsa yeter' der gibi bir kadro derinliği mesajı mı var, yoksa 'Nasılsa hepsi iyileşir' mi dediler, orasını bilemiyoruz.
Şimdi gelelim asıl bombaya: Benfica, Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turunda kime mi düşmüş? Real Madrid'e! Mourinho'nun eski aşkı, gözbebeği, yuvadan uçtuğu kulüp... İşte bu karşılaşma var ya, tam kahve muhabbeti tadında olacak. 'Kim kimi yener?' değil de, 'Mourinho, eski takımına hangi taktikle sürpriz yapar?' diye bekleyeceğiz. İlk maç 17 Şubat'ta Lizbon'da, rövanş ise 25 Şubat'ta Madrid'de. Real Madrid mi, Mourinho mu? Vallahi ben koltuğumu şimdiden hazırladım, patlamış mısırları da hazır ettim. Bu maçların tadı başka olur!