Duyduk duymadık demeyin arkadaşlar, Süper Lig'in cilvesi diyelim, şanssızlığı diyelim... Samsunspor, Chelsea'den apar topar ayrılan, Premier Lig'in o meşhur kanat oyuncusu Raheem Sterling'i neredeyse getiriyordu! Düşünsenize, Karadeniz'de bir anda Sterling fırtınası esecekti. Kulüpte çaycıdan başkana kadar herkesin, 'Acaba Sterling mangalı sever mi, hamsi yer mi?' diye planlar yaptığı günlerdi. Hatta öyle ki, transfer görüşmeleri bayağı bir yol almış, imza kalemleri hazır beklemiş!
Amaaa gelin görün ki, bizim bu 'transfer bombası' beklerken, fiyasko bombasıyla patladı elimizde. Samsunspor'un basın sözcüsü Suat Çakır abimiz, "Evet, epey yol kat ettik ama ne yazık ki futbolcu Türkiye'ye gelmek istemediği için anlaşma bozuldu," diye açıkladı. Yahu Raheem kardeş, ne vardı memlekette? İstanbul'u anladık da, Samsun'u mu beğenmedin? Yoksa sanayiden geçerken 'Burası da ne böyle?' diye mi düşündün? Herhalde 'Benim İngiltere'm var, ne işim var Karadeniz'de?' dedi içinden. E hal böyle olunca, Samsunspor'un da Sterling'le dünya yıldızı olma hayalleri rafa kalktı.
Şimdi bu Raheem Sterling abimiz, kariyerine Queens Park Rangers'ta başlamış, sonra Liverpool, Manchester City, Chelsea, hatta kiralık olarak Arsenal formalarını falan giymiş. Yani bayağı bir CV var ortada. Enzo Maresca ile anlaşamayıp tek başına antrenmanlara çıkarken bile, 'Samsun mu? Yok kalsın,' demesi enteresan. 599 maç, 182 gol, 133 asistlik koca bir kariyeri, bizim Süper Lig macerasına tercih etmedi. Ne diyelim, kendi bilir. Samsunspor da eminim 'Gelmesen gelme, biz de başkasını buluruz' demiştir içinden, hem de içten içe...