Haftalardır, hatta sanki asırlardır 'Osimhen oynayacak mı, oynamayacak mı?' diye milletin dilinde bir şarkı dolanıyordu. Milli takımda ayağına nazarlar değmiş, bağlar gerilmiş, kanamalar falan... Sanki uzaya mekik gönderecektik de, kapsülün durumu belli değildi. Bütün futbol camiası pür dikkat, 'Şampiyonlar Ligi'ndeki Frankfurt maçına yetişecek mi bu adam?' diye kilitlenmişti.
Şimdi efendim, son gelen haberlere göre Nijeryalı golcümüzün durumu biraz daha netleşmiş. Ayak bileğindeki o 'orta düzey gerilme' ve 'kanama' meselesi nihayet durulmuş. Yani, kanamayı durdurmuşlar, neyse ki vampir filmi çevirmiyoruz. Ama gel gör ki, ağrılar hala devam ediyormuş. İşte burası enteresan! Sabah gazetesi, 'Osimhen oynayacak duruma geldi!' diye manşet atmış. Yahu arkadaş, ağrıyan ayakla nasıl 'oynayacak duruma geliniyor'? Herhalde 'yedek kulübesinde oturacak duruma geldi' demek istediler de, biz yanlış anladık.
Ancak bizim Osimhen öyle kolay pes edenlerden değilmiş anlaşılan. Ağrılarına rağmen 'Ben fedakarlığa hazırım!' diyerek teknik ekibe mesajı çakmış. İşte buna 'futbol aşkı' derler, ya da 'kadroya girme aşkı', duruma göre değişir. Şimdi teknik heyet düşünsün: 'Ağrıyla oynayan Osimhen mi, yoksa tamamen sağlıklı ama belki formsuz başka birisi mi?' Bilemiyorum Altan, bilemiyorum... Sonuç olarak, kafileye dahil edilmiş, yani deplasmana gidecek. Ama ilk 11'de mi başlar, yoksa son 10 dakika mı sahneye atılır, işte o maç günü belli olacakmış. Eh, sanki 'Kader Anı' filmi çekiyoruz, her şey son saniyeye kaldı! Bence en garantisi, maça başlamadan önce bir ağrı kesici reklamı falan yapsın, hem cebi dolar hem de sahada rahat eder!