Ziraat Türkiye Kupası'nda Galatasaray, İstanbulspor'u 3-1 gibi 'beklenmedik' bir skorla devirerek kupada fire vermeden yoluna devam etti. Ne diyelim, İstanbulspor da maçtan sonra 'bir dahaki sefere belki' demiştir. Teknik direktör Okan Buruk da, malum, galibiyet sonrası mikrofonlara konuştu. Hani derler ya, 'kupada 3'te 3 yaptık, lideriz' diye, aynen öyle dedi. Maçta tek üzüldüğü şeyin kaleci İsa ile Ahmet'in çarpışması olduğunu belirtirken, sanırım maçı baştan sona izleyen herkes 'evet, bu maçta en üzücü şey buydu' diye onaylamıştır. Sonuçta futbol, bir spor, değil mi?
Ama Okan Hoca'nın asıl bombası, tabii ki transfer gündemiyle ilgiliydi. Dedi ki, 'Çok transfer yapınca kimse size kupa vermiyor.' Eyvah, bu sözler duyulmasın! Yoksa bizim transfer delisi kulüp başkanları 'Eeee, biz o kadar para harcadık, nerede bizim kupamız?' diye isyan eder. Okan Buruk, kendi takımlarının da birkaç takviye yaptığını, eksik yerleri tamamladıklarını söyledi. Ardından patlattı bombayı: 'Galatasaray'ın harcadığı bonservis ve maaşları üst üste koysan, Osimhen'i tek başına alsan, bir takım kurarsın!' Vay be! Yani demeye getiriyor ki, bir forvet parasına koca bir takım kuracak durumdayız, ama hala transfer konuşuyoruz. Matematik mi yapıyor, ekonomi dersi mi veriyor, bilemedik.
Ama en can alıcı nokta, 'Transfer limiti diye bir şey var, bunu delebiliyor musunuz? Delenler var. Ceza alabiliyorsunuz, çok ceza alan Türk takımı oldu!' laflarıydı. Şimdi burada isim vermese de, hepimiz biliyoruz o 'limitleri delik deşik eden kahramanları', değil mi? Hani bazıları "Bizim cebimizde delik var, para durmuyor!" der ya, işte öyle bir durum. Ceza da alıyorlar ama sanki 'Canım sağ olsun, yine deliğe devam' diyor gibiler. Okan Hoca'dan ince ama sağlam bir ayar geldi desek yeridir. Bakalım bu 'limit delme' uzmanları bu sözlere ne cevap verecek? Gerçi onlar genelde topu taca atar, 'Bizim transferlerimiz helalinden, alın terinden' derler, biliyoruz!