Arkadaşlar, geçenlerde kahvede otururken bir haber okudum, gülmekten sandalyeden düşecektim. Hani şu Süper Lig'e dört yıl aradan sonra 'buyurun' diyen Gençlerbirliği var ya? Valla kendileri bildiğin Süper Lig tarihinin en kötü başlangıcına imza atmışlar! Sanki puanlar onlardan kaçıyor, ligin başı boş kaldı diye sevinmesinler diye özel çaba gösteriyorlar. İlk beş maç sıfır puan, ne demek ya? Ligde tek puansız takım olmak da ayrı bir başarı (!) tabi. Böyle giderse rakipler 'Gençlerbirliği'ne karşı oynayalım da moralimiz düzelsin' diye beklerler.
Son maceraları da tam komedi filmi gibi. Rize deplasmanına gitmişler, maç bitiyor sandık, uzatmalarda bir gol yiyorlar Emrecan Bulut'tan, 'Eyvah!' dedik. Yetmedi mi? 90+9'da penaltı kazanıyorlar. Tamam, kurtarışlar falan olur ama Henry Onyekuru sağ olsun, onu da dışarı atıyor. Sanki 'Aman Tanrım, bu kadar puanı ne yapacağım ben?' demiş gibi. Yani hem geç gol yiyip hem de uzatmalarda penaltı kaçırmak, resmen 'Biz bu puanı hak etmiyoruz' mesajı vermişler gibi.
Peki bu kötü gidişatın mimarı kim derseniz, teknik direktör Hüseyin Eroğlu da kendi çapında bir rekor kırmaya çalışıyor sanırım. Samsunspor'daki macerası da pek iç açıcı değildi, şimdi Gençlerbirliği'nde de aynı tas aynı hamam. Süper Lig karnesi 10 maçta 1 beraberlik, 9 mağlubiyet! Yani adam resmen Süper Lig galibiyeti görmemek için özel bir yeteneğe sahip. Bakalım Ankara'da Eyüpspor'u ağırlayacaklar, belki o maçta puanla tanışma şerefine (!) erişirler. Ya da tarih tekerrürden ibaret olur, bilemiyoruz tabi.