Yahu, kim bilebilirdi ki, değil mi? Gençlerbirliği Teknik Direktörü Hüseyin Eroğlu da, takımının Çaykur Rizespor'a 1-0 yenildiği Süper Lig'in 5. hafta maçından sonra bize, adeta yüzyılın keşfini yapmışçasına seslendi: 'Futbol maalesef skor oyunu!' Vay anasını sayın seyirciler, tam bir aydınlanma! Sanki yıllardır biz maçları sırf topa dokunmak için izliyoruz, oysa meğer kaleye topu sokmak gerekiyormuş. Kim tutar bizi şimdi, bu bilgiyle yeni bir futbol çağı başlatırız!
Hoca tabi ki kaybettikleri için üzgün olduğunu belirtti ama takımının mücadelesini de öve öve bitiremedi. 'Dersimize iyi çalıştık, baskıyı kırdık, top bizde kaldı, rakibi kalesinden uzak tuttuk, pozisyonlarımız da vardı ama gel gör ki o gol denen meret kaleye girmedi,' dedi. Ee, ne de olsa ön taraf yeni kurulmuş, orta saha değişmiş, hatta yetişemeyen transferler falan varmış. Hani bu mazeret değil, bilgi diye ekledi ama olsun, anladık biz. Yeni yetmelerle bu kadar oluyor, sonuçta 'o golü atsaydık en azından berabere bitecekti' gibi ultra-taktiksel bir çıkarımda da bulundu.
İşin komik tarafı ne biliyor musunuz? Geçen hafta Gaziantep maçını son dakika penaltısıyla kaybetmişler, bu hafta da maçın son dakikasında bir penaltı atsalarmış beraberlik cepteymiş. Yani sanki Gençlerbirliği, 'Penaltı yoksa galibiyet yok' diye bir yemin etmiş. Hadi canım, bu kadar da olmaz! Neyse, Hüseyin Hoca 'pes etmeyeceğiz, daha çok çalışacağız ve çok başarılı olacağız,' diye de gaza bastı. Takıma katılacak arkadaşlarla artık skorlar almaya başlayacaklarmış. E, inşallah diyelim. Bakalım o 'skor oyunu' denen şeyi ne zaman tam anlamıyla çözebilecekler, biz de heyecanla bekliyoruz.