Yine mi ya? Derseniz, evet, yine! Trabzonspor taraftarı, malum Fenerbahçe maçından sonra aldı eline pankartını, soluğu Trabzon'daki Türkiye Futbol Federasyonu binasının önünde aldı. Bordo-mavililer, hani derler ya 'canıma tak etti', tam da o ruh haliyle "Temiz futbol dediniz, bizi karanlığa boğdunuz" nidalarıyla ortalığı inletmiş. Yani 'biz bu filmi izlemiştik' hissiyatı var sanki, ne dersiniz?
Peki, ne istiyor bu millet? Bütün futbolseverlerin yıllardır ezberlediği o klasik talepler: 'MHK'nin bugünkü yapısı dağıtılsın, yerine liyakat ve şeffaflık gelsin' demişler. E iyi demişler de, sanki bu lafları kaç yıldır duyuyoruz? Hakemlik müessesesi kişisel ilişkilerin değil, objektif kriterlerin belirlendiği bir sistemle yönetilsinmiş. Vay canına, sanki futbol bu kadar objektif bir oyunmuş gibi! Bir de 'Türk futbolunun geleceği için hesap verilebilir bir düzen kurulsun' diye eklemişler. Yani kısaca, 'Bu iş böyle gitmez arkadaş!' demişler, ki bu konuda herhalde uzlaşırız.
Ve tabii ki, o meşhur madde! Protestonun finalinde gelen o tatlı sert dokunuş: "Bu arada hatırlatmakta fayda var; 2010-2011 Şampiyonu Trabzonspor'dur." Sanki TFF arşivlerinde bu bilgi yokmuş gibi, hatırlatma kartviziti gibi bırakıp gitmişler kapının önüne. 'Haksızlıklara karşı susmayız, mücadelemiz sürecek' falan filan derken, bir yandan da 'geçmişi unutmayın, biz unutmadık' mesajı vermişler. Haklılar mı, haksızlar mı, orası size kalmış ama 'unutmadık unutturmayacağız' sloganının en bordo-mavili versiyonunu gördük desek yeridir.
Ha, bu arada tüm bu isyanın fitilini ateşleyenlerden biri de Onuachu'nun Fenerbahçe maçında iptal edilen golüymüş. Başkan Ertuğrul Doğan da çıkıp "Bu gol ofsayt değil arkadaş!" diye bas bas bağırmıştı. Yani anlayacağınız, ortada bir 'haksızlık' algısı var ve Trabzon cephesi bunu 'adalet' bayrağı altında sonuna kadar savunmaya yemin etmiş. E kolay gelsin diyelim, bu sarmalın sonu ne olur, hep birlikte kahve içip izleriz artık.