Efendim, futbol dünyasında istikrar diye bir şeyden bahsedilir ya hani... Trabzonspor bu sezon o kavramı alıp bir güzel sallamış, sonra da 'Ne istikrarı? Bizde her şey dinamik!' demiş adeta. Düşünsenize, ligde koskoca 20 hafta geçmiş, ama Bordo-Mavililer tam 8 farklı oyuncuya kaptanlık pazubandını takmış. Bu nasıl bir rotasyon, bu nasıl bir değişim? Santrafor değiştirsen bu kadar sık olmaz yahu!
Hani Uğurcan Çakır 'Ben gidiyorum!' deyip Galatasaray'ın yolunu tutunca, sanırsın kaptanlık bandı kulüpte sahipsiz kalmış bir yetim gibi dolanmaya başlamış. Uğurcan'dan sonra Savic abimiz çıktı, 'Ben takarım!' dedi, hatta 8 hafta da tuttu bandı. Ama sonra ya sakatlık, ya ceza, ya da 'Bugün de sen tak' ricasıyla banda tutulan bir daha zor bırakmış. Okay Yokuşlu, Ozan Tufan, Visca... Herkes şöyle bir kaptanlık havası solumuş, omuzlara ağırlık binince 'Bir sonraki kimdi?' diye düşünmeye başlamışlar.
Bakın işin komik tarafı ne biliyor musunuz? Visca kaptan çıkmış maça, 8. dakikada sakatlanıp sezonu kapatmış. Sanki kaptanlık bandı 'Kimseye rahat vermem!' diye ant içmiş. Savic desen, iyileşip tekrar bandı takmış, 40. dakikada yine sakatlanmış. Adeta 'bandın laneti' gibi bir durum var ortada. Son 3 haftada da 3 farklı isim... Mustafa Eskihellaç, sonra Zubkov, en son da Afrika Kupası'ndan dönen Onuachu'ya 'Al bakalım, sen de tadına bak' demişler. Merak ediyorum, teknik ekip acaba kimin kaptan olacağına dart tahtasıyla mı karar veriyor, yoksa haftalık kura mı çekiyorlar?