Durun bir dakika, bu transfer haberinden öte, resmen bir 'Fener hesaplaşması' çıktı! Kasımpaşa'dan Polonya'nın Pogon Szczecin takımına 'hoşçakal' diyen Attila Szalai, ayrılık açıklamasında öyle şeyler sıralamış ki, insan 'Bu neyin faturası?' diye sormadan edemiyor. Hani derler ya, 'eski defterler açıldı' diye, işte tam da öyle olmuş. Szalai'nin hedefinde ise kim var dersiniz? Tabii ki, Kasımpaşa'nın teknik direktörü, nam-ı diğer 'imparator' Emre Belözoğlu!
Macar stoperimiz, sezon başında Hoffenheim'dan kiralık gelmişti Kasımpaşa'ya. Geldiğinde her şey güllük gülistanlıkmış, liderlik falan filan derken, Emre Hoca'nın gelişiyle ortalık birden 'Fenerbahçe'den kalma meselelere' dönmüş. Szalai diyor ki, 'Bana kendi sorumluluğum olmayan şeyler yüklendi, hepsi Fener döneminden kalma!' E şimdi düşününce, Emre Belözoğlu gibi kendi de yıllarca kaptanlık yapmış, futbolun kurtlarından biri, tutup da bir oyuncunun kaptanlığını tek kelime etmeden alıyorsa, orada gerçekten 'derin Fener mevzuları' dönüyor olmalı. Açık konuşma yerine sessizlik, dürüstlük yerine arkadan iş çevirme iddiaları... Vay arkadaş, sahadaki taktik savaşları yetmiyormuş gibi, şimdi bir de psikolojik harp mi başladı?
Tabii bizim Szalai de en sonunda 'Yeter be!' demiş herhalde. 'Saygı, dürüstlük ve netlik pazarlık konusu değildir' diyerek yollarını ayırmış. Haksız da sayılmaz hani. Bir futbolcu neden kendi geçmişindeki kulübünün meselelerinin, yeni kulübünde karşısına çıkmasına tahammül etsin ki? Anlaşılan Kasımpaşa'da Emre Hoca'nın, Szalai'ye karşı bir 'sarı lacivert alerjisi' tutmuş. Artık Szalai de Polonya'nın yolunu tuttu, belki orada kimse ona 'Fener'den mi geldin, tost borcun mu var?' diye sormaz, kim bilir!