Evet sevgili futbolseverler, transfer piyasasının akıl almaz ve bazen de bir o kadar 'anlaşılır' dinamiklerine bir yenisi eklendi: Sofyan Amrabat'ın Fenerbahçe'den Real Betis'e geçişi! Hani şu ilişkilerde 'sen değişmedin, ben değiştirdim' klişesi vardır ya, Amrabat da tam olarak bunu yapmış gibi. Basın toplantısında olayın özünü tek cümlede özetlemiş: 'Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne veda etmesinin ardından kariyerimde bir değişiklik yapma isteği duydum.' Yani diyor ki, 'Avrupa arenası yoksa ben de yokum arkadaş, hadi eyvallah!' Ne diyelim, haklı çocuk, herkes büyük arenada top koşturmak ister, kim ister ki 'sadece' lig maçlarına çıkmayı?!
Tabii ki bu jet hızıyla verilen kararın ardından Betis'e imza atılmış. Peki neden Betis? Amrabat, 'Başka opsiyonlar da vardı ama Betis’in adını duyunca kararımı hemen verdim' diyor. Ardından da o klasik 'Burada bulunmaktan dolayı çok mutluyum, Betis’in atmosferi ve taraftarı hakkında pek çok şey duydum' cümleleri geliyor. Sanki o Şampiyonlar Ligi vedası hiç yaşanmamış da, Amrabat sırf Endülüs güneşi ve Betis taraftarının 'olé' sesleri için gitmiş gibi. Güzel bahane Sofyan, yemezsek de güleriz! Hani sanki Betis her sene Şampiyonlar Ligi şampiyonu da, bizim haberimiz yokmuş gibi...
Neyse, ne diyelim, Amrabat'ın 'kariyerinde değişiklik isteği'ne saygı duyarız. Sonuçta futbolcular da bir yerde motivasyon arıyor, bazen o motivasyon Şampiyonlar Ligi oluyor, bazen de... eh, 'atmosfer'! Umarız Real Betis'in yeşil-beyazlı formasında aradığı o 'mutluluğu' bulur ve yeni takımına 'beklenen katkıyı' sağlar. Yoksa bizim taraftarlar bu 'atmosfer' geyiklerini çok sever, hatırlatırız sonra!