Arkadaşlar, Trabzonspor'da transfer değil, resmen 'gelin-gelin çayımız hazır, ama öyle kuru kuruya gelmeyin' durumu yaşanıyor. Geçen gün Premier Lig'den Bournemouth denen ekip, bizim Arseniy Batagov için bir teklif getirmiş. Getirmiş getirmesine de, herhalde kasada bozuk para kalmış, üç kuruşa oyuncu kapmaya çalışmışlar. Bizimkiler de 'Ayol, bu ne?! Kirpiği düşse olay olan adama bu mu teklifiniz?' diyerek kibarca reddetmişler. Yani anladınız, Trabzonspor pazarı değil burası, öyle 'iki ekmek bir Batagov' hesabı yok!
Ama asıl cümbüş Oulai cephesinde! Duydunuz mu? Chelsea, Manchester City, PSG... Hani dersin ki, 'bu kulüplerin başka işi gücü mü kalmadı da Trabzonspor'un kapısını aşındırıyorlar?' Yetmezmiş gibi, şimdi de Almanya'nın devlerinden Bayern Münih gelmiş, 'Ben de bu pastadan pay isterim' diye sıraya girmiş. Vay anam vay! Sanki Trabzonspor'un kampında gizli bir hazine bulmuşlar. Belli ki Oulai'de öyle bir cevher var ki, Avrupa'nın bütün balina kulüpleri aynı anda kepçeyi kapmış geliyor. Yakında Real Madrid de gelir, 'Oulai'nin kahvesini biz ısmarlayalım' derse şaşırmayın.
Şimdi gelelim asıl mevzuya: Trabzonspor'un bu duruma bakışı ne? Açık ve net arkadaşlar, kulüp yönetimi masaya yumruğunu vurmuş, 'Öyle yarım yamalak tekliflerle gelmeyin, eğer kasa dolup taşmayacaksa kimse bir yere gitmez!' diyor. Yani öyle 5-10 milyon avroluk komik rakamlarla değil, resmen 'astronomik' dedikleri, göktaşından para gelmiş gibi bir teklif gelirse belki düşünürler. E haklılar be abi, zirve takibi yapıyorlar, şampiyonluk potasında fink atıyorlar. Şimdi kalkıp oyuncularını kelepir fiyata satsalar, sonra 'biz niye şampiyon olamadık' diye hayıflanırlar. O yüzden kolayı var: Para ya gelecek ya gelecek, yoksa Oulai ve Batagov bordo-mavi formayı sırtından çıkarmayacak.